Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/AİHM/E. — · K. 50275/08
AİHM

ATAYKAYA/TÜRKİYE DAVASI

E. —K. 50275/0822 Temmuz 2014
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Ataykaya / Türkiye– 50275/08 - 22.07.2014 tarihli Karar [II.Bölüm] Olaylar – Başvuranın oğlu, 2006 yılının Mart ayında, iş yerinden çıktığı sırada kendisini bir gösterinin ortasında bulmuş ve güvenlik kuvvetleri tarafından ateşlenen biber gazı kapsülüyle başından vurulmuştur. Birkaç dakika sonra ise hayatını kaybetmiştir. İdari soruşturma ve ceza soruşturması gerçekleştirilmiştir ancak, söz konusu eylemin kim tarafından gerçekleştirildiği tespit edilememiştir. Hukuki değerlendirme – Madde 2 (esas ve usul bakımından): Bir güvenlik kuvveti üyesinin biber gazı kapsülü fırlatıcısı kullanarak başvuranın oğluna ateş ettiği ve ölümüne neden olduğu, makul şüphe ötesinde tespit edilmiştir. Başvuran tarafından yapılan şikâyetin ardından 2006 yılının Mart ayında soruşturma açılmış ancak soruşturmada, bazı sorunlar ortaya çıkmıştır. İlk olarak, polislere yönelik olan idari soruşturmada, ateş...

Karar Metni

Ataykaya / Türkiye– 50275/08 - 22.07.2014 tarihli Karar [II.Bölüm] Olaylar – Başvuranın oğlu, 2006 yılının Mart ayında, iş yerinden çıktığı sırada kendisini bir gösterinin ortasında bulmuş ve güvenlik kuvvetleri tarafından ateşlenen biber gazı kapsülüyle başından vurulmuştur. Birkaç dakika sonra ise hayatını kaybetmiştir. İdari soruşturma ve ceza soruşturması gerçekleştirilmiştir ancak, söz konusu eylemin kim tarafından gerçekleştirildiği tespit edilememiştir. Hukuki değerlendirme – Madde 2 (esas ve usul bakımından): Bir güvenlik kuvveti üyesinin biber gazı kapsülü fırlatıcısı kullanarak başvuranın oğluna ateş ettiği ve ölümüne neden olduğu, makul şüphe ötesinde tespit edilmiştir. Başvuran tarafından yapılan şikâyetin ardından 2006 yılının Mart ayında soruşturma açılmış ancak soruşturmada, bazı sorunlar ortaya çıkmıştır. İlk olarak, polislere yönelik olan idari soruşturmada, ateş eden güvenlik kuvveti personelinin yüzünün kar maskesiyle gizlenmiş olmasından dolayı kimliği tespit edilememiş ve sonuç olarak ifadesi alınamamıştır. Ayrıca soruşturmayı yürüten makamlar olayın gerçekleştiği sırada kaç güvenlik görevlisinin bu tür bir silah kullanmasına izin verildiğini de kesin olarak tespit edememişlerdir. Ayrıca Savcılık, güvenlik kuvvetlerinin yalnızca birkaç üyesinin ifadelerini almış ve emniyet yetkilileri soruşturmayı yürüten savcılık ile işbirliğinde bulunmamıştır. Savcılığın bir devlet yetkilisinden resmi bilgi almayı amaçladığı dikkate alındığında, bu durumun anlaşılması güçtür. Kar maskesi takılmasına ilişkin kararın doğrudan bir sonucu olarak, bu tür vurma eylemlerinden sorumlu olan polis memurları, cezasız kalmışlardır. Takılan kar maskeleri nedeniyle, görgü tanıklarının, başvuranın oğlunu vuran polis memurunu teşhis etmesi ve kapsül fırlatıcısı kullanan tüm polis memurlarının tanık veya şüpheli olarak ifadelerinin alınması imkânsız hale gelmiştir. Kar maskesi nedeniyle görgü tanıklarının, öldürücü vuruşu gerçekleştiren polis memurunu teşhis edememeleri başlı başına sıkıntılı bir durumdur. Yetkili ulusal makamların, kamu düzeninin sürdürülmesi veya yakalama işlemlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla maskeli polis memurlarını görevlendirmesi durumunda, bu polis memurlarının kimlik numarası gibi ayırt edici bir işaret taşımaları zorunlu olmalıdır. Bu şekilde polis memurlarının kimlikleri gizli tutulurken, aynı zamanda operasyonun işleyişi konusunda herhangi bir itiraz olması halinde, ilgili polis memurlarının ifadelerinin alınabilmesi amacıyla teşhis edilmeleri olanaklı hale gelir1. Bu nedenle, yerel makamlar kasıtlı olarak, biber gazı kapsüllerini ateşlediklerinden şüphelenilen polis memurlarının teşhis edilmesini, amirlerin sorumluluklarının tespit edilmesini ve etkin soruşturmanın 1Hristovi / Bulgaristan, 42697/05, 11 Ekim 2011, 145 sayılı Bilgi Notu, ve Özalp Ulusoy / Türkiye, 9049/06, 4 Haziran 2013.

işleyişini engelleyen bir cezasız kalma durumu yaratmışlardır. Ayrıca, polis tutanaklarında, başvuranın oğlunun ölü...

Benzer Kararlar

AIHM

E. — · K. 1249/03

18 Eylül 2008

AIHM

E. — · K. 46252/99

27 Nisan 2006

AIHM

E. — · K. 28505/04

21 Haziran 2011

AIHM

E. — · K. 46118/99

20 Kasım 2007

AIHM

E. — · K. 34395/04

2 Mart 2010

AIHM

E. — · K. 29724/08

11 Şubat 2014