Mahkememizde görülmekte olan iflas davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREGİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi ile dayanak ilama dayalı olarak takip yapıldığını, icra dosyasına ödeme yapılmadığını, davalı şirkete kayyum atanması gerektiğini, bu çerçevede davalı şirkete kayyum atanması, defter tutulması taleplerinin kabulü ile iflas kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin ise cevap dilekçesi ile davacı müvekkil şirket aleyhine açmış olduğu icra takibi ile borcu tahsil etmeye yönelik haciz, muhafaza, satış vs.araçları kullanmadığını, iddia edilen alacağın tahsile yönelik herhangi bir çaba sarfetmediğini, en son başvurması gereken iflas yoluna kötü niyetli olarak başvurduğunu, şirketin iflasına karar verilmesine yönelik talebin reddini savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık,dayanak icra dosyasına istinaden yapılan ilamlı icra takiplerinden...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/489 KARAR NO : 2020/113
DAVA : İflas DAVA TARİHİ : 05/08/2019 KARAR TARİHİ : 27/02/2020
Mahkememizde görülmekte olan iflas davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREGİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi ile dayanak ilama dayalı olarak takip yapıldığını, icra dosyasına ödeme yapılmadığını, davalı şirkete kayyum atanması gerektiğini, bu çerçevede davalı şirkete kayyum atanması, defter tutulması taleplerinin kabulü ile iflas kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin ise cevap dilekçesi ile davacı müvekkil şirket aleyhine açmış olduğu icra takibi ile borcu tahsil etmeye yönelik haciz, muhafaza, satış vs.araçları kullanmadığını, iddia edilen alacağın tahsile yönelik herhangi bir çaba sarfetmediğini, en son başvurması gereken iflas yoluna kötü niyetli olarak başvurduğunu, şirketin iflasına karar verilmesine yönelik talebin reddini savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık,dayanak icra dosyasına istinaden yapılan ilamlı icra takiplerinden sonuç alınıp alınamadığı, tehiri icra kararının bulunup bulunmadığı, buna göre ilama dayalı iflas kararı verilme şartı oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı,icra dosyasına istinaden ilamlı takip yapıldığı, bu nedenle ilama dayalı iflas talebinde bulunulduğu, davanın niteliği gereği depo kararı verilemeyeceği, mahkememizin ise kesin yetkili bulunduğu, bu hususların tartışmasız noktalardır. Dava; İİK.m.177/f.4 hükmüne dayalı doğrudan iflas talebine ilişkindir. 6100 sayılı HMK.m.137/f.1 hükmü gereği ön inceleme duruşmasının tamamlanabilmesi, dava şartlarının tam ve eksiksiz gerçekleştiğinin tespiti sonrası olup HMK.m.138 hükmü uyarınca ise duruşma sırasında da bu hususun incelenebilmesi gerekli ve mümkündür. Davacı vekilinin kayyım atanmasına dair talebi ise 31/10/2019 tarihli ara kararı gereğince gerekçeli şekilde ret olunmuştur. Yargıtay 23.HD'nin yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere İİK.m.160 hükmüne göre iflas isteyen alacaklının ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflarla birlikte iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarını peşin vermesi zorunludur.Dava dosyası içinde mevcut cevabi yazılardan anlaşılacağı üzere İstanbul İflas Dairelerinin 2019 yılı itibariyle 25.000,00TL'den az olmamak üzere iflas avansına ihtiyaç duyduğu ise sabittir.Esasen bu husus dava şartı olarak kabul edildiğinden öncelikle bu konu üzerinde durulmalıdır. Davacı vekilinin iflas avansına dair adli yardım talebi ret olunmuş,bu karara yönelik itiraz ise ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin...D.İş ve 21/11/2019 tarihli karar ile yeniden ret edilmiştir. Davacı vekilinin adli yardım talebinin kesin olarak ret olunması sonrası ve bu defa,"2019 yılı itibari ile İstanbul İflas Müdürlükleri tarafından en düşük iflas avansı 25.000-TL olarak bildirilmiş olmakla ve 08/08/2019 tarihli tensip tutanağının 10.maddesiyle verilen süreden itibaren ise beş ayı aşkın sürenin geçmiş olması karşısında bu defa,İİK m.160 hükmüne göre...