DAVA : TTK 636.Maddesi Gereğince Haklı Nedene Dayalı Şirketin Feshi DAVA TARİHİ : 21/04/2017 KARAR TARİHİ : 17/01/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 19/01/2018 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 21/04/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette %40 oranında hissedar olduğunu, şirketin diğer ortağının ... olduğunu, %60 hisseye sahip ortağın aynı zamanda şirketin yetkili müdürü olduğunu, yetkili müdür olan ortağın imza yetkisini kötüye kullanarak şirketle ilgili usulsüz işlemler yaptığını, özellikle şirkete ait taşınmazların usulsüz olarak satılıp şirketin zararına sebebiyet verildiğini, bu bağlamda öncelikle şirket yetkilisinin azli ile şirkete kayyım atanmasını bilahare şirketin feshine, bu talep kabul edilmemesi halinde müvekkilinin %40 hissesine isabet eden çıkma...
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/383 Esas KARAR NO : 2018/23
DAVA : TTK 636.Maddesi Gereğince Haklı Nedene Dayalı Şirketin Feshi DAVA TARİHİ : 21/04/2017 KARAR TARİHİ : 17/01/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 19/01/2018 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 21/04/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette %40 oranında hissedar olduğunu, şirketin diğer ortağının ... olduğunu, %60 hisseye sahip ortağın aynı zamanda şirketin yetkili müdürü olduğunu, yetkili müdür olan ortağın imza yetkisini kötüye kullanarak şirketle ilgili usulsüz işlemler yaptığını, özellikle şirkete ait taşınmazların usulsüz olarak satılıp şirketin zararına sebebiyet verildiğini, bu bağlamda öncelikle şirket yetkilisinin azli ile şirkete kayyım atanmasını bilahare şirketin feshine, bu talep kabul edilmemesi halinde müvekkilinin %40 hissesine isabet eden çıkma payının kendisine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacı tarafın iddiasının doğru olmadığını, davacının, diğer ortağın nişanlısı olması nedeniyle kendisini şirkete ortak ettiğini, bu bağlamda davacının ortaklık için yapmış olduğu herhangi bir ödemesi bulunmadığını, şirketin ana faaliyet alanının inşaat yapıp inşa edilen konutları pazarlamak olduğunu, şirket müdürü olan ortağın şirketi usulsüz işlemler yapmak suretiyle kötü yönettiği hususunun gerçeği yansıtmadığını, bu bağlamda yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde davacının %40 oranında şirket temsilcisi olan ...' ın ise %60 oranında hissedar olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya bilirkişi heyeti .... ve arkadaşlarına tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu 06/11/2017 tarihli raporlarında "şirketin ana faaliyetinin inşaat yapmak olduğunu, şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun ve elektronik defter genel tebliğine göre tutulduğunu, şirketin banka hesabı kayıtları ile inşa ettiği taşınmazların satışına ilişkin resmi satış senetlerinin uyumlu olduğunu, taşınmazların resmi satış senedinde gösterilen bedelden elde edilen gelir ile muhasebe ve banka kayıtlarının uyumlu olduğunu, şirket kayıtlarında herhangi bir usulsüzlüğün tespit edilemediğini, davacının ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi halinde çıkma payının 652.172,82-TL olduğunu" teknik kanaatleri olarak belirtmişler, mahkememizce de düzenlenen bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alınmıştır. Her ne kadar davacı taraf şirketin ortağı ve müdürü olan .... 'ın imza yetkisini kötüye kullanarak şirketi zarara uğrattığını, usulsüz işlemlerden dolayı ortaklar arasında güven ilişkisinin sarsıldığını, bu bağlamda müvekkilinin şahsi alacağından dolayı diğer ortak aleyhine Bakırköy ... . İcra Müdürlüğünün .... takip sayılı dosyası ile icra takibi yaptığı hususu d...