DAVA :Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/04/2017 KARAR TARİHİ : 16/07/2018 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Yönetimi, müvekkilinin bir kısım kredi dosyalarındaki kefaletlerini sanki müvekkili, müflisin bütün kredi dosyalarını ve bütün borçlarını şamilmiş gibi hareket ederek müvekkilinin kefil olmadığı dosyalardan da aleyhine icra takibi yaptığını, müvekkilinin takiplere zamanında itiraz edemediğinden kesinleştiğini, bunlardan birinin de ... 2. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası olduğunu, dosya konusu borcun müflis şirket tarafından vaktinde ödendiğini, ödeme dikkate alınmaksızın davalı ... tarafından müflis aleyhine takip başlatıldığını, dosyaya geçerli bir kefaleti olmadığı halde...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/380 Esas KARAR NO : 2018/820
DAVA :Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/04/2017 KARAR TARİHİ : 16/07/2018
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Yönetimi, müvekkilinin bir kısım kredi dosyalarındaki kefaletlerini sanki müvekkili, müflisin bütün kredi dosyalarını ve bütün borçlarını şamilmiş gibi hareket ederek müvekkilinin kefil olmadığı dosyalardan da aleyhine icra takibi yaptığını, müvekkilinin takiplere zamanında itiraz edemediğinden kesinleştiğini, bunlardan birinin de ... 2. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası olduğunu, dosya konusu borcun müflis şirket tarafından vaktinde ödendiğini, ödeme dikkate alınmaksızın davalı ... tarafından müflis aleyhine takip başlatıldığını, dosyaya geçerli bir kefaleti olmadığı halde sorumlu tutulduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkilinin davalı ... ve seleflerine borçlu olmadığının tespitine, yapılan takipler kapsamında tahsil olunan meblağın, müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın talebini somutlaştırarak değerini belirlemesi, harcını ikmal etmesi için muhtıra tebliğ edilmesini, harcın ödenmemesi halinde davanın usulden reddine karar verilmesini, aynı alacağın varlığı ve miktarı daha önce itirazın iptali davasında tartışılmış olduğundan kesin hüküm/derdestlik itirazı dikkate alınarak davanın usulden reddine karar verilmesini, istirdat talebi ile ilgili olarak hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesini, nihayet esasa girilecek olursa davacı tarafça borçlu olmadığının ispatlanamaması nedeniyle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Yargı erkini tekelinde bulunduran Türkiye Cumhuriyeti devletinin de taraf olduğu AİHS'in 6. Maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlali sebebiyle AİHM nezdinde, Devletimiz aleyhine çokça ihlal kararları verildiği herkesçe malumdur. Bu kararların kahir ekseriyeti uzun yargılama süreçlerine dayanmaktadır. İşte uzayan yargılamaların önüne geçilmek amacıyla 2000'li yılların başından itibaren temel adli yasalarda köklü değişikliklere gidilmiş, TCK, CMK, TMK, TTK, TBK gibi hukuk yargılamalarındaki usulü düzenleyen HUMK'ta da değişikliğe gidilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlüğe konmuştur. HMK'ta yargılamaların uzamasının önüne geçilmek için daha dava dilekçesi verilirken hangi hususlara dikkat edilmesi gerektiği 119. maddesinde tek tek sayılmış, maddenin ikinci fıkrasında da eksikliklerin yaptırımı düzenlenmiştir. Buna göre; -dava konusu ve mal varlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri (d) dava dilekçesinde yer almalıdır. Somut olayda dava dilekçesi HMK'nın 119/1-(d) bentlerine aykırı olarak tanzim edilmiştir. Özellikle (a), (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki bu eksiklikler, 119/2. maddesine...