Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1217-2019/205 E.K. Sayılı 20/02/2019 tarihli yetkisizlik kararı ile mahkememize tevzii edilen dosyanın yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılarak yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkilinin davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu, 02/11/2018 tarihinde yapılan olağan yönetim kurulu toplantısının 1 gün önceden haber verildiğini, sürenin kısa olması nedeniyle müvekkilinin toplantıya katılamadığını, bu bağlamda 02/11/2018 tarihinde yapılan yönetim kurulu toplantısında kanunun ön gördüğü nisap sağlanamadığından alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa yargılamanın her aşamasında tebligat yapılmış olup esasa karşı beyanda bulunulmamıştır. Dava davalı şirketin 02/11/2018 tarihli 2018/09 karar...
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/182 Esas KARAR NO : 2019/610
DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 28/11/2018 KARAR TARİHİ : 04/07/2019
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1217-2019/205 E.K. Sayılı 20/02/2019 tarihli yetkisizlik kararı ile mahkememize tevzii edilen dosyanın yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılarak yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkilinin davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu, 02/11/2018 tarihinde yapılan olağan yönetim kurulu toplantısının 1 gün önceden haber verildiğini, sürenin kısa olması nedeniyle müvekkilinin toplantıya katılamadığını, bu bağlamda 02/11/2018 tarihinde yapılan yönetim kurulu toplantısında kanunun ön gördüğü nisap sağlanamadığından alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa yargılamanın her aşamasında tebligat yapılmış olup esasa karşı beyanda bulunulmamıştır. Dava davalı şirketin 02/11/2018 tarihli 2018/09 karar numaralı yönetim kurulu kararının toplanma ve karar alma nisabının sağlanmadığından bahisle yok hükmünde olduğunun tespiti talebine ilişkindir. Davanın hukukî dayanağı olan 6102 sayılı TTK'nun "Kararlar" başlıklı 390. maddesinde "Esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. Bu kural yönetim kurulunun elektronik ortamda yapılması hâlinde de uygulanır. (2) Yönetim kurulu üyeleri birbirlerini temsilen oy veremeyecekleri gibi, toplantılara vekil aracılığıyla da katılamazlar. (3) Oylar eşit olduğu takdirde o konu gelecek toplantıya bırakılır. İkinci toplantıda da eşitlik olursa söz konusu öneri reddedilmiş sayılır. (4) Üyelerden hiçbiri toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu kararları, kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı, karar şeklinde yazılmış önerisine, en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle de verilebilir. Aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması bu yolla alınacak kararın geçerlilik şartıdır. Onayların aynı kâğıtta bulunması şart değildir; ancak onay imzalarının bulunduğu kâğıtların tümünün yönetim kurulu karar defterine yapıştırılması veya kabul edenlerin imzalarını içeren bir karara dönüştürülüp karar defterine geçirilmesi kararın geçerliliği için gereklidir. (5) Kararların geçerliliği yazılıp imza edilmiş olmalarına bağlıdır." düzenlemesi yer almakta olup, "Bâtıl Kararlar" başlıklı 391. maddesinde "(1) Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir. Özellikle; a) Eşit işlem ilkesine aykırı olan, b) Anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, c) Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, d) Diğer organların devredilemez...