Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle ; Davacı şirket tasfiye memuru dava dilekçesinde; iki ortaklı ...........Nakliyat Gümrükleme Ltd. Şirketinin % 90 hisse nispetinde ortağı ve şirketin yetkili müdürü olan ................'nun 30.12.2012 tarihinde vefatından sonra ortak sayısının bire düşmesi, mirasın mirasçılar tarafından reddedilmiş olması, hisse değerinin takdirinde şirketin gayrı faal ve faaliyetine son vermiş şirket olduğu sebepleriyle tereke memuru tarafından şirketin devamı ve amacını gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, bu durumun şirketin haklı sebeple feshini, şirketin mal varlığının satışının yapılarak kısmen ya da tamamen kamu alacağının ödenmesi amaçlandığından ticaret sicil kaydının tekrar canlandırılması korunmaya değer bir menfaatinin olduğunu belirterek şirketin İstanbul Ticaret...
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/720 Esas KARAR NO : 2018/490 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 06/01/2016 KARAR TARİHİ : 18/04/2018 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle ; Davacı şirket tasfiye memuru dava dilekçesinde; iki ortaklı ...........Nakliyat Gümrükleme Ltd. Şirketinin % 90 hisse nispetinde ortağı ve şirketin yetkili müdürü olan ................'nun 30.12.2012 tarihinde vefatından sonra ortak sayısının bire düşmesi, mirasın mirasçılar tarafından reddedilmiş olması, hisse değerinin takdirinde şirketin gayrı faal ve faaliyetine son vermiş şirket olduğu sebepleriyle tereke memuru tarafından şirketin devamı ve amacını gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, bu durumun şirketin haklı sebeple feshini, şirketin mal varlığının satışının yapılarak kısmen ya da tamamen kamu alacağının ödenmesi amaçlandığından ticaret sicil kaydının tekrar canlandırılması korunmaya değer bir menfaatinin olduğunu belirterek şirketin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğundaki kaydının ihyasına karar karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili müdürlüğün tescil taleplerini ilgili Yasa'nın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağladığını, yargı mercii gibi hareket edemeyeceğini, bu hususun T.T.K.'nun 32. maddesinde ifade edildiğini, yasal şartlar oluşmuşsa tescil işleminin yapıldığını, aksi takdirde gerekçe gösterilerek reddedildiğini, dava konusu olayda müvekkili Müdürlüğün 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi ile "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketleri ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliği" hükümleri çerçevesinde işlem gerçekleştirildiğini, davacı şirketin hukuka uygun olarak sicilden terkin edildiğini, müvekkili müdürlüğün davanın açılmasına sebep olmadığını, yasal hasım konumuna bulunduğunu, bu nedenle yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29-01-2007 tarihli, 2005/14259 E. ve 2007/927 K. sayılı ilâmının ve yerleşik uygulamanın da bu yönde olduğunu savunarak müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir İLK KARAR : Mahkememizin ........Esas -....... Karar sayılı 13/04/2016 tarihli kararı ile Aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. YARGITAY BOZMA İLAMI : Dava, TTK geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin ihyasına ilişkindir. Re'sen terkin edilmiş olan şirkete, Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı fesih ve tasfiye davası sonucunda tasfiye memuru olarak atanan davacı, re'sen terkin edilen şirketin malvarlığı ve borçlarının bulunduğunu ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiş olup, TTK geçici 7. maddesinin 15. fıkrasına göre haklı sebeple şirketin ihyası isteme hakkı olmakla işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği hald...