14.2.2023 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 29/12/2022 Tarihli ve E: 2021/82, K: 2022/167 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.
“... 1- 7327 sayılı sayılı Kanun’un 7. maddesiyle değiştirilen 2004 sayılı Kanun’un 308/c maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “ve 206 ncı madde kapsamında rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir” ibaresinin Anayasaya aykırılığı 7327 sayılı Kanunun 7. maddesiyle İcra ve İflas Kanunu’nun 308/c maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikle, konkordato sürecinde geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş borçların kredi kurumları tarafından verilen krediler de dahil olmak üzere, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi olmadığı, temerrüt hâlinde mühlet sırasında dahi icra takibine konu edilebileceği ve 206. madde kapsamında rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödeneceği hükmü getirilmiştir. Böylece konkordato ilan eden şirketlerin borçlarının ödenmesinde imtiyazlı alacak niteliğinde olan işçi alacakları, bu niteliğini fiilen kaybetmekte ve banka kredileri işçi alacaklarının önüne geçmektedir. Bu değişikliğin sonucunda; tek geliri emeği olan ve emeğinden başka geçim kaynağı olmayan işçilerin alacaklarını tahsil etmeleri risk altına sokulmuştur. Hatta işçilerin emeklerinin karşılığını almaları, gerçekte hemen hemen olanaksız hale gelmiştir. İcra İflas Kanunu’nun 206. maddesine göre işçi alacakları imtiyazlı alacak niteliğinde olup, ilk sırada yer almaktadır. Ancak yapılan değişiklikle konkordato sürecinde alınan banka kredileri, tahsil bakımından işçi alacaklarının önüne geçirilmiş olup; bu kural, aşağıda sıralanan gerekçelerle Anayasaya aykırıdır. a) Anayasa’nın 2. Maddesine Aykırılık İptali istenen kural aracılığıyla, konkordato sürecinde şirketin edindiği borçlar, işçi alacaklarına göre öncelikli hale getirilmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 206. maddesinde işçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatı gibi alacakları birinci sıra alacaklar arasında yer almaktadır. Yapılan değişiklikle banka kredileri dahil konkordato sürecinde edinilen borçlar imtiyazlı alacak haline gelmiş ve işçi haklarının önüne geçirilmiştir. Oysa, işçi alacaklarının önünde rehinli alacaklar ve devlet alacakları vardır. İşçinin haklarını alabilmesi için önce bu borçların ödenmesi gerekmektedir. Zaten uygulamada iflas eden şirketin malları ancak bu öncelikli borçları karşılayabilmekte ve çoğunlukla bu alacaklar ödendikten sonra işçilere herhangi bir para kalmamaktadır. Yapılan değişiklikle işçi alacaklarının önüne şimdi de banka kredileri geçirilmiştir ve işçilerin alacaklarını tahsil etmeleri neredeyse imkansız hale getirilmiştir. Anayasa’nın 2. maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti, sosyal bir hukuk Devletidir. Anayasa Mahkemesi’nin ifadesiyle; “Anayasa’nın 2. maddesinde nitelikleri belirtilen sosyal hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını güvence altına alan, kişi h...