Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREKÇE : Mahkememizin ..... Esas - .... Karar sayılı dosyasına kaydı yapılan davada, mahkememizce verilen 02/02/2017 tarihli kararda; Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketin kurucu ortağı olduğunu; 2002 yılından başlayarak 2011 yılına kadar şirkete borç verdiğini; bunun zaman zaman kasaya para koymak, zaman zaman da 3. şahıslara olan borçları ödemek suretiyle gerçekleştiğini; şirketin mali giderlerinin müvekkilinin hesabından karşılandığını; 2002 yılından 2005 yılı sonuna kadar 350.000,00 TL borç verdiğini, ancak yapılan ödemelerle 2005 sonu itibarıyla alacaklarının 5.000,00 TL'na düşmüş bulunduğunu; bu bedelin 2006 yıl sonunda 17.229,59 TL'na, 2007 sonunda 161.783,61 TL'na, 2008 sonunda 428.151,28 TL'na, 2009 yıl sonunda ise 435.761,81 TL'na yükseldiğini; 2010 yıl sonunda 435.761,81 TL olarak kalıp;...
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/719 Esas KARAR NO : 2018/1167 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 21/03/2012 KARAR TARİHİ : 22/11/2018 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREKÇE : Mahkememizin ..... Esas - .... Karar sayılı dosyasına kaydı yapılan davada, mahkememizce verilen 02/02/2017 tarihli kararda; Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketin kurucu ortağı olduğunu; 2002 yılından başlayarak 2011 yılına kadar şirkete borç verdiğini; bunun zaman zaman kasaya para koymak, zaman zaman da 3. şahıslara olan borçları ödemek suretiyle gerçekleştiğini; şirketin mali giderlerinin müvekkilinin hesabından karşılandığını; 2002 yılından 2005 yılı sonuna kadar 350.000,00 TL borç verdiğini, ancak yapılan ödemelerle 2005 sonu itibarıyla alacaklarının 5.000,00 TL'na düşmüş bulunduğunu; bu bedelin 2006 yıl sonunda 17.229,59 TL'na, 2007 sonunda 161.783,61 TL'na, 2008 sonunda 428.151,28 TL'na, 2009 yıl sonunda ise 435.761,81 TL'na yükseldiğini; 2010 yıl sonunda 435.761,81 TL olarak kalıp; en nihayetinde 2011 yıl sonunda 618.097,28 TL olarak zühul ettiğini belirterek; bu bedelin 2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafından aynı borcun tahsiline yönelik Pendik 2. İcra Müdürlüğünün ...... sayılı dosyasıyla müvekkili şirket aleyhine takip başlattığını; söz konusu takip varken, bilahare bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını; davanın hukuki yarar bulunmadığı için derhal reddine karar verilmesi gerektiğini savunduğu; kaldı ki davacı iddialarını kabul etmediklerini; davacının şirkete borç para vermesinin söz konusu olmadığını; davacının şirket yöneticisi olduğu için zaten şirketi ile işlem yasağının bulunduğunu; bu yönden borç vermesinin de mümkün bulunmadığını; davacının müvekkili şirketin kayıtlarına dayandığını, ancak 2012 yılına kadar kayıtları bizzat davacının tuttuğunu; bu sebeple söz konusu kayıtların ispat gücü bulunmadığını; üstelik dava konusu edilen alacağın zaman aşımına da uğradığını belirterek; davanın reddine karar verilmesi talep ettiği görülmüştür. Mahkememiz kararında; "Dava, şirket ortağının şirketine verdiği borcun tahsiline ilişkindir. Davalı vekilinin, aynı alacağın icra takibine kon edildikten sonra bu davanın açıldığını, bu sebeple hukuki yararın bulunmadığı savunması incelenmiş olup; bu hususta 3. celsede ödeme emrinin iptali ile takip sonucu oluşan bütün sonuçlar ortadan kalkar; hukuki yarar vardır tespiti yapılmıştır. Bu tespit hatalı olmuştur. Zira, ödeme emrinin iptali, takibin iptali anlamına gelmemekte olup; Pendik 2. İcra Müdürlüğünün ......sayılı dosyasında, davalımız olan şirket usulsüz tebligat sebebiyle, ödeme emrinin tebliği işleminin (ödeme emrinin değil) iptali ile muttali tarihinin 24/10/2011 tarihi olmasını talep etmiş; icra hukuk mahkemesince ödeme emrinin tebliğ işlemi iptal edilmiş; davalı şirketin ödeme emrine 24/10/2011 tarihinde muttali old...