Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının yıllardır davalı ile arasındaki ticari ilişki doğrultusunda davalıya teslimi yapılan malların sözlü anlaşma ile satıldığı, davalı şirketin takibe konu fatura muhteviyatı malların eksiksiz olarak teslim edildiği ve davalı tarafından yasal süresi içinde herhangi bir itirazın olmadığı, ancak fatura bedellerinden bakiye kalan 33.075,44 TL davalı tarafından ödenmediği, davacının alacağın tahsili ile davalı aleyhine İstanbul Anadolu ----İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının haksız olarak icra takibine itiraz ettiği ve takibin durduğundan, davanın kabulüne itirazın iptaline, haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep...
- T.C. İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016/1412 KARAR NO : 2018/366
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ DAVA TARİHİ : 13/12/2016 KARAR TARİHİ : 17/04/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının yıllardır davalı ile arasındaki ticari ilişki doğrultusunda davalıya teslimi yapılan malların sözlü anlaşma ile satıldığı, davalı şirketin takibe konu fatura muhteviyatı malların eksiksiz olarak teslim edildiği ve davalı tarafından yasal süresi içinde herhangi bir itirazın olmadığı, ancak fatura bedellerinden bakiye kalan 33.075,44 TL davalı tarafından ödenmediği, davacının alacağın tahsili ile davalı aleyhine İstanbul Anadolu ----İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının haksız olarak icra takibine itiraz ettiği ve takibin durduğundan, davanın kabulüne itirazın iptaline, haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, Davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı, bu iddianın yapılacak ticari defter incelemesi neticesinde ortaya çıkacağı, bu nedenlerle haksız ve mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Bilirkişi ---- 24/11/2017 tarihli raporunda sonuç olarak; Davacı ve davalı tarafın tacir oldukları, dosya kapsamında taraflar arasında yazdı sözleşme bulunmadığı, davacının usulüne uygun olarak yasal süresi içinde noter açılış ve e-Beratları yasal süreci içinde yapılmış ticari defter ve kayıtlarına göre 17.11.2016 İcra takip tarihi itibariyle davalıdan 33.075,44 TL. alacağı bulunduğu, davalı şirket tarafından inceleme herhangi bir ticari defler ve belge sunulmadığı görüş ve kanaatini bildirir raporunu mahkememize sunmuştur. Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. Davacı, davalıdan olan alacağının tahsili için İstanbul Anadolu ---- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyasında davalı aleyhinde icra takibi başlatmış olup, davalının itirazı ile icra takibi durmuştur. Davacı taraf süresinde açmış olduğu bu dava ile itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunundaki şekli gibi, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir şeklinde anlaşılmalıdır. Somut olayda davacı, icra takibine konu alacağını mal teslimine dayandırmış, davalı ise akdi ilişkiyi ve borcu inkâr etmiştir. Bu durumda, taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ispat yükü davacı taraftadır. Öte yandan ticari defterlerle ispat ise 6100 sayılı HMK.nun 222. maddesinde düzenlenmiştir....