Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında mal alımına ait sözleşmeler imzalandığını, davalının ödemelerini yapmaması üzerine İstanbul... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça borca itiraz edilmeksizin işlemiş faize ve türüne itiraz edildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalının faize yönelik yaptığı itirazın iptaline ve faiz alacağının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın niteliği itibariyle İcra Hukuk yada aksi kanaatte ise müvekkili idarenin tacir niteliği haiz olmaması karşısında Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, mahkeme kararına dayanmadan...
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2017/605 Esas KARAR NO : 2018/319 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 28/06/2017 KARAR TARİHİ : 05/04/2018 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında mal alımına ait sözleşmeler imzalandığını, davalının ödemelerini yapmaması üzerine İstanbul... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça borca itiraz edilmeksizin işlemiş faize ve türüne itiraz edildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalının faize yönelik yaptığı itirazın iptaline ve faiz alacağının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın niteliği itibariyle İcra Hukuk yada aksi kanaatte ise müvekkili idarenin tacir niteliği haiz olmaması karşısında Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, mahkeme kararına dayanmadan ilamsız takip yoluyla talep edilen alacaklarda sadece yasal faiz talep edebileceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalının tacir sıfatının bulunmadığı, bu kapsamda somut uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatiyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeni ile dava dilekçesinin usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın görev dava şartı yokluğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, 2-Görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-Karar kesinleştikten sonra yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine, aksi halde açılmamış sayılmasına mahkememizce karar verileceğine, 4-Harç ve yargılama ...