DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 26/04/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı ....... arasında akdedilen ........ Sözleşmelerinden 21/06/2013 tarihli sözleşmenin davalı tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, sözleşmeler uyarınca kullandırılan kredilerin geri ödemesinin zamanında yapılmaması nedeniyle hesap kat edilerek ihtarnameler keşide edildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacının davalı ve diğer borçlular hakkında toplam 1.682.022,06 TL üzerinden icra takibi...
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/655 Esas KARAR NO : 2018/377
DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 26/04/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı ....... arasında akdedilen ........ Sözleşmelerinden 21/06/2013 tarihli sözleşmenin davalı tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, sözleşmeler uyarınca kullandırılan kredilerin geri ödemesinin zamanında yapılmaması nedeniyle hesap kat edilerek ihtarnameler keşide edildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacının davalı ve diğer borçlular hakkında toplam 1.682.022,06 TL üzerinden icra takibi başlattığı,ancak davalının kefalet limiti olan 240.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulduğu, iş bu davada da harca esas değer olarak 240.000,00 TL gösterildiği görülmüştür. SAVUNMA:Davalı taraf davaya yasal sürede cevap vermemiş, davalı vekili yasal süreden sonra sunduğu beyan dilekçesinde müvekkilinin 21/06/2013 tarihli sözleşmeye eş rızası için olduğunu düşünerek imza attığını, oysa imzanın kefil sıfatıyla alındığını, ayrıca bu sözleşmenin müvekkilinin eski eşi olan ....... tarafından müvekkiline zorla dayatılan ve imzalatılan bir sözleşme olduğunu, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, tarafların bildirdiği tüm deliller toplanmıştır. Dava konusu icra dosyası incelendiğinde, davacının davalı ve diğer borçlular hakkında genel kredi sözleşmeleri ve ihtarnamelere dayalı olarak toplam 1.682.022,06 TL üzerinden icra takibi başlattığı,ancak davalının kefalet limiti olan 240.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulduğu, davalının yasal sürede borca itiraz ettiği, iş bu davanın yasal 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmış olduğu anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde davalı hakkındaki takibin 21/06/2013 tarihli genel kredi sözleşmesindeki kefalet beyanına dayalı olarak başlatıldığı bildirilmiş, dava dilekçesine ekli genel kredi sözleşmeleri incelendiğinde de davalının yalnızca 21/06/2013 tarihli sözleşmede kefil olarak imzasının bulunduğu görülmüş, ancak sözleşme suretinde kefalet kısmında kefalet tarihinin yazılı olmaması nedeniyle davacı vekilinden sözleşme aslı istenmiş, sözleşme aslında da kefale...