DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/02/2017 KARAR TARİHİ : 21/06/2018 DAVA : Davacı vekili Mahkememize sunduğu 20/02/2017 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin telekomünikasyon işi yapmakta olduğunu, bu çerçevede davalıya mal ve hizmet satışı gerçekleştirdiğini, davalı şirketin müvekkiline olan borcunun bir kısmını ödediğini, 1.848,50 Euro karşılığı Türk Lirası borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/15534 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın 04/08/2016 tarihli dilekçesi ile haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, borcun ödenmediğini beyanla haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20 'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı...
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2017/203 KARAR NO : 2018/766
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/02/2017 KARAR TARİHİ : 21/06/2018
DAVA : Davacı vekili Mahkememize sunduğu 20/02/2017 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin telekomünikasyon işi yapmakta olduğunu, bu çerçevede davalıya mal ve hizmet satışı gerçekleştirdiğini, davalı şirketin müvekkiline olan borcunun bir kısmını ödediğini, 1.848,50 Euro karşılığı Türk Lirası borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/15534 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın 04/08/2016 tarihli dilekçesi ile haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, borcun ödenmediğini beyanla haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20 'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili Mahkememize sunduğu 09/06/2017 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle: taraflar arasında herhangi bir anlaşmanın bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu çekin fiil ödeme tarihindeki değeri üzerinden cari hesaptan mahsup etme mecburiyetinin bulunmadığını, davalının müvekkiline nakit olarak ödemesi gereken döviz borcunun bulunduğunu, müvekkilinin alacağını vadeye yayma veya TL kabul etme yükümlülüğünün bulunmadığını, davalının borcuna mahsuben nakit olarak Türk Lirası öder ise yapılan o gün ki kur üzerinden Euro 'ya çevrilmekte ve davalının söz konusu borcundan düşüldüğünü, taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığını, buna karşılık davalının müvekkiline olan döviz borcuna karşılık TL çeki verdiğini, müvekkilinin iyi niyetli olarak çeki kabul ettiğini, vadeli satışlarda verilen çek veya senedin fiili ödeme tarihindeki kur baz alınarak cari hesaptan mahsup edileceğine dair bir teamülün bulunmadığını, müvekkilinin çeki TL olarak aldığını ve o şekilde ödeme vasıtası olarak kullandığını, bu durumun müvekkilinin söz konusu çeki nakit para gibi TL olarak değerlendirdiği anlamına geldiğinden, fiili ödeme tarihindeki kur artışından veya azalmasından müvekkilinin borcuna karşılık çeki verdiği firmalara her hangi bir hak dermeyan edemeyeceğinden, davalının hayatın olağan akışına aykırı talebinin hukuka aykırı olduğunu beyanla davalının savunmalarının reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 21/06/2018 tarihli duruşmada/esas hakkındaki beyanında; celse arasında sunmuş oldukları itirazlarını tekrar ettiklerini, bilirkişinin incelemesi hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilimin çeki teslim aldığı tarih belli olduğunu, nakden ödeme gibi çekin teslim tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davalı tarafın çeki teslim ederek o günkü kur üzerinden ödeme yapma iradesi gösterdiğini, bilirkişi raporunun taraf iradelerine uygun düştüğünü, talepleri gibi davanın kabulüne, mahkeme aksi kanaatte ise davalı ta...