Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2018/615 · K. 2018/818
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/615 K. 2018/818

E. 2018/615K. 2018/8185 Temmuz 2018
görevli mahkemebedelin iadesiiadeistinaf yoluistirdatyetkiye itiraz
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülen davanın yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, müvekkili şirketin tarımsal alanda kontrol ve sertifikasyon alanları hizmeti verdiğini 27676 sayılı organik tarımların esasları ve uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin 39.maddesinde yapılan değişiklik uyarınca organik tarım alanında bakanlık tarafından yetkilendirilmiş kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarında aranan şartların değiştirilidiğini ve ilgili maddenin 1.maddesinin b bendi uyarınca kurum ve kuruluşların belirlenen standartlara göre Türk Akreditasyon kurumu ve Avrupa Akreditasyon Birliği'nin karşılıklı anlaşmasına göre geçerliliğinin mevcut Uluslararası Akreditasyon kurumlarından akredite edilmek şartı getirildiği müvekkili şirketin bu alanda akredite işlemlerini sağlayacağı taahhüt eden davalı dernek ile toplam 10.644-TL karşılığı anlaşma sağlandığını ancak davalının yeterli...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/615 Esas KARAR NO : 2018/818 DAVA : Sözleşmeden Doğan Ödemelerin İstirdatı DAVA TARİHİ : 03/07/2018 KARAR TARİHİ: 05/07/2018 Mahkememizde görülen davanın yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, müvekkili şirketin tarımsal alanda kontrol ve sertifikasyon alanları hizmeti verdiğini 27676 sayılı organik tarımların esasları ve uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin 39.maddesinde yapılan değişiklik uyarınca organik tarım alanında bakanlık tarafından yetkilendirilmiş kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarında aranan şartların değiştirilidiğini ve ilgili maddenin 1.maddesinin b bendi uyarınca kurum ve kuruluşların belirlenen standartlara göre Türk Akreditasyon kurumu ve Avrupa Akreditasyon Birliği'nin karşılıklı anlaşmasına göre geçerliliğinin mevcut Uluslararası Akreditasyon kurumlarından akredite edilmek şartı getirildiği müvekkili şirketin bu alanda akredite işlemlerini sağlayacağı taahhüt eden davalı dernek ile toplam 10.644-TL karşılığı anlaşma sağlandığını ancak davalının yeterli donanımı olmadığından sözleşme ediminin ifasının imkansız olduğunu, eğitim bedeli olan 2.500-TL nin tenzili sonucu bakiye sebepsiz iktisap edilen 8.144-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, süre uzatım talebi dilekçesinde, sadece yetki itirazında bulunarak İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle davanın reddini savunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuksal niteliği itibariyle, sözleşmeden doğan edimin imkansızlığı nedeniyle, sözleşme kapsamında ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. ... 5.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı 29/09/2017 tarihli yetkisizlik kararıyla sözleşmenin düzenlendiği yer ve davalı adresinin İstanbul olması nedeniyle mahkememize yetkisizlik ile dosya gönderilmiş ise de, davalı tarafın bulunduğu yer adres itibariyle İstanbul Anadolu Adliyeleri kapsamında kaldığı, yetkisizlik kararının hatalı mahale verildiği anlaşılmış ise de, yetkisizlik kararının istinaf yoluna başvurulmayarak kesinleştiği, kaldı ki öncelikle kamu düzeninden olan görev hususunun mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, yetki hususunun gerektiğinde görevli mahkemece takdir edilebileceği anlaşılmıştır. Somut durumda davacı tacir olmakla birlikte davalı dernek tacir değildir. Her ne kadar 6102 sayılı TTK'nın 16.maddesi uyarınca amacına varmak için ticari bir işletme işleten dernekler tacir sayılır iseler de somut dosyada davalının ticari işletme işlettiğine dair bir bilgi belge bulunmamaktadır. Dava hukuksal niteliği itibariyle mutlak ticari dava olmadığı gibi nisbi ticari dava olabilmesi için yasanın "her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili" şeklindeki emredici hükmüne de haiz değildir. Sonuç olarak, davalı tacir olmadığından ve uyuşmazlık da ticari işletmesi ile ilgili olmadığından; diğer yandan dava mutlak ticari dava da olmadığından davaya bakma görevinin genel mahkem...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/614 · K. 2018/823

13 Temmuz 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/625 · K. 2018/1110

13 Kasım 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/810 · K. 2018/615

20 Eylül 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/818 · K. 2018/1181

13 Aralık 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/882 · K. 2018/1021

31 Aralık 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/618 · K. 2018/1248

13 Aralık 2018