Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 01/10/2007 başlangıç 31/12/2013 bitiş tarihli belirli süreli iş sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğince davacının davalı şirkette genel müdür olarak çalışmaya başladığını, sektörde tecrübesi ile tanınan başarılı bir yönetici olduğunu, davalı şirketin kurulmasında kurucu olarak görev yaparak davalı şirketin genel müdürlüğünü yaptığını, kısa zamanda davalı şirketin sektörün öncü kurumlarından biri konumuna gelmesini, ülkenin birçok yerinde bulunan hastanelerin işletmelerine ortak olarak en büyük hastane zincirlerinden biri olmasını sağlamasına rağmen davalı işveren tarafından 23/11/2010 tarihinde hiçbir haklı neden bulunmaksızın teamüllere, etik kurallara ve kanunda öngörülen...
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/553 Esas KARAR NO : 2019/19
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 10/12/2010 KARAR TARİHİ : 09/01/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 01/10/2007 başlangıç 31/12/2013 bitiş tarihli belirli süreli iş sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğince davacının davalı şirkette genel müdür olarak çalışmaya başladığını, sektörde tecrübesi ile tanınan başarılı bir yönetici olduğunu, davalı şirketin kurulmasında kurucu olarak görev yaparak davalı şirketin genel müdürlüğünü yaptığını, kısa zamanda davalı şirketin sektörün öncü kurumlarından biri konumuna gelmesini, ülkenin birçok yerinde bulunan hastanelerin işletmelerine ortak olarak en büyük hastane zincirlerinden biri olmasını sağlamasına rağmen davalı işveren tarafından 23/11/2010 tarihinde hiçbir haklı neden bulunmaksızın teamüllere, etik kurallara ve kanunda öngörülen usule aykırı olarak yazılı bildirim kuralını dahi ihlal ederek şifai bir bildirim ile iş sözleşmesinin haksız olarak feshedilmesi nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak sureti ile 5.000,00 TL kıdem tazminatı, 5.000,00 TL ücret alacağının ve 20.000,00 TL manevi tazminatın 23/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin yönetim kurulu ve hissedarı olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin ağırlıklı unsurunun hissedarlık ilişkisi oluşturduğunu, hissedarlık sözleşmesine ek olarak hizmet sözleşmesi adında bir sözleşmenin var olmasının ilişkinin niteliğini değiştirmeyeceğini, bu nedenle uygulanması gereken bu kurallar açısından iş mahkemesinin görevsiz olduğunu, davacının davalı şirketle arasındaki hukuki ilişkinin baskın unsurunun Türk Ticaret Kanununun şirketi temsil ve tam yetkili yönetim kurulu üyeliği veya Borçlar Kanunun vekalet sözleşmesi hükümleri çerçevesinde çözülmesi gerektiğini, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesini, taraflar arasında tahkim yargılamasının mevcut olduğunu, bu hususun bekletici mesele sayılmasını, hizmet sözleşmesinin şirketi temsile yetkili kişilerce feshedilmediğini, bizzat davacı tarafından sonlandırıldığını, davacının istifa etmek sureti ile sözleşmeyi kendisinin sonlandırdığından haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, davalı şirkete sözleşmeyle atanan ve genel müdür olarak görev yapan davacının şirketteki sözleşmesel süresi dolmadan davalı işveren tarafından 23/11/2010 tarihinde haklı neden olmaksızın iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeni ile bakiye ücret alacağı ve maddi zararlarının ve manevi zararlarının tahsili için maddi manevi tazminat davası, karşılık davanın da davacının sözleşmeyi haklı sebep olmaksızın feshetmesinden sonraki davranışları ve rekabet yasağı kurallarına ayk...