DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/04/2015 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında " Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi" imzalandığını, iş bu çerçeve sözleşmesinin imzalanmasından önce, davalının hileli ve aldatıcı pazarlama teknikleri ile müvekkilinin sözleşme imzalamaya ikna edildiğini, sözleşme imzalandıktan sonra da davalı tarafından hem çerçeve sözleşmesine ve hem de Sermaye Piyasası mevzuatının emredici hükümlerine aykırı zincirleme ihlaller yapıldığını, tüm bunların sonucunda müvekkilinin çok yüksek bir maddi zarara uğradığını, müvekkilinin maddi zararlarının tespiti ile tespit edilen maddi zararların davalıdan tazmin...
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2015/475 Esas KARAR NO : 2018/131 DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/04/2015 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında " Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi" imzalandığını, iş bu çerçeve sözleşmesinin imzalanmasından önce, davalının hileli ve aldatıcı pazarlama teknikleri ile müvekkilinin sözleşme imzalamaya ikna edildiğini, sözleşme imzalandıktan sonra da davalı tarafından hem çerçeve sözleşmesine ve hem de Sermaye Piyasası mevzuatının emredici hükümlerine aykırı zincirleme ihlaller yapıldığını, tüm bunların sonucunda müvekkilinin çok yüksek bir maddi zarara uğradığını, müvekkilinin maddi zararlarının tespiti ile tespit edilen maddi zararların davalıdan tazmin edilerek müvekkiline verilmesini belirsiz alacak davası olarak talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacının finansal tüketici olmayıp yatırımcı olduğunu, davacının hile iddialarının gerçek dışı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Yargıtay ... Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar nolu İlamı ile; "Dava tarihinde yürürlükte olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k ve 1 maddelerinde, tüketici ve tüketici işlemi tanımlanmıştır. Buna göre tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere, ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere, her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. Aynı Yasanın " Diğer Tüketici Sözleşmeleri" başlıklı 5. Bölümünde yer alan 49. Maddesi, "Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler" başlığını taşımaktadır. Bu maddenin 1. Fıkrasına göre finansal hizmetler, her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade eder. Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşme ise, finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmelerdir. Yine aynı Yasanın 73/1. Maddesi, " Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." hükmünü, 83. Maddesi ise, " Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili, diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işl...