Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Tüketici Mahkemesine hitaben verdiği dava dilekçesinde özetle; davacının davalı banka ile uzun yıllardır çalıştığını, davalı bankanın davacıdan çalıştığı süre boyunca detayı icra dosyasında belirtildiği şekilde kredi dosya masrafı, komisyon, hesap özeti ücreti, poliçe masrafı gibi isimler altında toplam 6.867,79 TL masraf aldığını, davacıdan haksız ve hukuksuz alınan kredi masraflarının alındıkları tarihten itibaren işleyecek değişik oranlarda avans faizi ile iadesi amacıyla ... 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup davalı bankanın işbu icra takibine haksız ve kötüniyetli itiraz ederek takibi durdurduğunu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4822 sayılı kanunla değişik 6.maddesi ile...
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/525 KARAR NO : 2018/600 DAVA : İtirazın iptali DAVA TARİHİ :15/12/2015 KARAR TARİHİ : 08/05/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Tüketici Mahkemesine hitaben verdiği dava dilekçesinde özetle; davacının davalı banka ile uzun yıllardır çalıştığını, davalı bankanın davacıdan çalıştığı süre boyunca detayı icra dosyasında belirtildiği şekilde kredi dosya masrafı, komisyon, hesap özeti ücreti, poliçe masrafı gibi isimler altında toplam 6.867,79 TL masraf aldığını, davacıdan haksız ve hukuksuz alınan kredi masraflarının alındıkları tarihten itibaren işleyecek değişik oranlarda avans faizi ile iadesi amacıyla ... 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup davalı bankanın işbu icra takibine haksız ve kötüniyetli itiraz ederek takibi durdurduğunu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4822 sayılı kanunla değişik 6.maddesi ile tüketici ile müzakere etmeden alınan masrafların haksız şart sayıldığı ve iadesininin gerektiğinin düzenlendiğini, davacının davalı banka nezdinde kullandığı kredilere istinaden imzalanan sözleşmelerin tip sözleşme veya formüler sözleşme olarak adlandırılan, bankalar tarafından tek taraflı davacı ile müzakere edilmeden hazırlanan ve genel hükümler içeren sözleşmeler olduğunu, işbu sözleşmelerde ya takibe konu masrafların alınacağına dair hüküm bulunmadığını ya da hüküm bulunsa dahi davacıya masrafların alınmasını konu alan sözleşme maddelerini müzakere imkanı sunulmadığını, işbu nedenle kanun maddesi gereğği kredi masraflarına ilişkin sözleşme maddelerinin tamamının haksız şart hükmünde olup alınan masrafların iadesi gerektiğini, davalı bankanın müşterisi davacıya karşı bilgi verme, aydınlatma ve müzakere imkanı sunma yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi kredi sözleşmelerinin örnek nüshalarını dahi vermediğini, davacıdan alınan masrafların bu yönüyle de haksız olup iadesi gerektiğini, bankaların müşterilerinden ancak zorunlu olan masrafları alabileceklerini ve zorunlu masrafların neler olduğu hususunun ispatının davalı bankaya ait olduğunu, davacıdan alınan masrafların hiçbirisi zorunlu olmayıp alınan masraflara mukabil banka tarafından da hangi hizmetlerin sunulduğunun belirli olmadığını, davalı bankanın işbu masrafları keyfi olarak aldığını ve karşılığında da davacıya bir hizmet sunmadığını, karşılığı bir hizmet bulunmayan ve davacıyla müzakere etmeden alınan ve kanun gereği haksız şart sayılan masrafların iadesi gerektiğini, davalı bankanın icra takibine yaptığı itirazında temerrüde düşürülmediğinden bahsederek işletilecek faizi de itiraz ettiğini, davacının alacağı için davalı bankanın davacıdan dosya masraflarını aldığı tarihten itibaren avans faizi işletilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, zira ifa gününün taraflarca birlikte kararlaştırıldığı, borçlunun borcunu ifa etmeyeceğini bildi...