Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP: Davacı vekili 09/12/2011 tarihli dava dilekçesinde, davalının müvekkil şirketten farklı tarihlerde fatura karşılığında çeşitli malzemeler satın aldığını, davalı tarafından alınan malzemelere karşılık dönem dönem kısmi ödemeler yapıldığını, yapılan ödemelerden sonra davalının icra takip tarihi itibariyle müvekkil şirket nezdinde cari hesap borcunun 44.243,64 TL olduğunu, davalı tarafından bu takibe ödeme emri ile talep edilen tutar ile uyuşmayan bir cari hesap ilişkisinin mevcudiyeti gerekçesiyle itiraz edildiğini, oysaki müvekkil şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve karşılığı teslim edilen mallara ilişkin tüm kayıtların mevcut olduğu, bu durumunda tarafların ticari defter, belge ve kayıtlar incelendiğinde de açıkça ortaya çıkacağını belirterek...
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/68 Esas KARAR NO : 2018/295 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 13/12/2011 KARAR TARİHİ : 03/04/2018 Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP: Davacı vekili 09/12/2011 tarihli dava dilekçesinde, davalının müvekkil şirketten farklı tarihlerde fatura karşılığında çeşitli malzemeler satın aldığını, davalı tarafından alınan malzemelere karşılık dönem dönem kısmi ödemeler yapıldığını, yapılan ödemelerden sonra davalının icra takip tarihi itibariyle müvekkil şirket nezdinde cari hesap borcunun 44.243,64 TL olduğunu, davalı tarafından bu takibe ödeme emri ile talep edilen tutar ile uyuşmayan bir cari hesap ilişkisinin mevcudiyeti gerekçesiyle itiraz edildiğini, oysaki müvekkil şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve karşılığı teslim edilen mallara ilişkin tüm kayıtların mevcut olduğu, bu durumunda tarafların ticari defter, belge ve kayıtlar incelendiğinde de açıkça ortaya çıkacağını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili 27/02/2012 tarihli cevap dilekçesi ile, davacının açmış olduğu davası bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olmakla birlikte iş bu dava kanundaki bir yıllık süre içerisinde ikame edilmemiş ise reddine karar verilmesi gerektiği, davaya konu edilen fatura ve sevk irsaliyeleri orjinallerinin HMK 216 ve devamı maddeleri uyarınca davacı tarafça dosyaya ibrazının talep edildiği, Yargıtay 11. ve 15. Hukuk Dairelerinin mustakar içtihatları uyarnıca faturaya dayalı alacak iddialarında faturanın muhataba gönderilmiş teslim edilmiş ya da muhatabın ticari defterlerine kayıtlı olması dahi herhangi bir önem taşımamakta olup, hukuki ilişkinin yazılı sözleşme ile ispatı gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırı olarak davacı tarafça henüz cari hesap ilişkisi sona erdirilmeksizin takibe geçildiği anlaşılmakla henüz borçlu sıfatı bulunmayan müvekkili açısından icra takibinin geçerliliğinin bulunmadığı ve icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini belirterek haksız ve yersiz davanın reddi ile muhakeme masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan etmiştir. DEĞERLENDİRME: Davacı şirket tarafından davalı şirket hakkında öncelikle; Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 44.243,64 TL nin tahsili için cari hesap bakiyesine ve 3.10.2010 vade tarihli faturaya dayanılmak suretiyle takip yapıldığı, takibe gerek yetki, gerekse esas yönünden itiraz edildiği, bunun üzerine dosyanın Beyoğlu 3. İcra Müdürlüğüne geldiği, 2010/48749 esası aldığı ve süresinde buna da itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin İİK.nun 66. Maddesine göre durduğu ve aynı yasanın 67. Maddesine göre de bir yıllık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmakt...