Eldeki davada mahkememizde yapılan yargılama sonucunda verilen 28.10.2016 tarih ve 2016/1192-2016/1040 E/K sayılı karar temyiz edilmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/4572 esas 2020/4008 karar numarasıyla bozularak mahkememizin 2021/301 esas sırasına kaydı yapılmış ve Yargıtay kararına uyularak muhakemeye devam edilmiştir. Bu muhakeme esnasında; DAVACININ TALEBİ: Temlik eden İş Bankası ile dava dışı ... Sanayi Tic.Ltd.A.Ş arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, davacının da bu sözleşmeye müşterek ve müteselsil kefil olduğu, asıl borçlu hakkında rehinin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığını, asıl borçludan tahsil edilen 34.731,00 TL ' nin kefalet borcundan mahsup edilmesini ve bu miktar kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ CEVABI: Asıl borçlu ve davacı kefil hakkında ayrı ayrı yapılan icra takiplerinin tahsilde...
... T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/301 Esas KARAR NO : 2021/1022
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... .. DAVALI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... Av. ... [16860-68669-30843] UETS, , DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 23/09/2014 KARAR TARİHİ : 12/10/2021 Eldeki davada mahkememizde yapılan yargılama sonucunda verilen 28.10.2016 tarih ve 2016/1192-2016/1040 E/K sayılı karar temyiz edilmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/4572 esas 2020/4008 karar numarasıyla bozularak mahkememizin 2021/301 esas sırasına kaydı yapılmış ve Yargıtay kararına uyularak muhakemeye devam edilmiştir. Bu muhakeme esnasında; DAVACININ TALEBİ: Temlik eden İş Bankası ile dava dışı ... Sanayi Tic.Ltd.A.Ş arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, davacının da bu sözleşmeye müşterek ve müteselsil kefil olduğu, asıl borçlu hakkında rehinin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığını, asıl borçludan tahsil edilen 34.731,00 TL ' nin kefalet borcundan mahsup edilmesini ve bu miktar kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ CEVABI: Asıl borçlu ve davacı kefil hakkında ayrı ayrı yapılan icra takiplerinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla işleme konulduğunu, asıl borçludan yapılan tahsilatların dosya borcundan düşüleceğinin açık olması karşısında menfi tespit davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmasının kefil hakkında ilamsız icra takibi yapılmasına engel teşkil etmediğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Yukarıda özetlenen dava sebebiyle mahkememizde yapılan yargılama sonucunda 28.10.2016 tarih ve 2016/1192-2016/1040 E/K sayılı karar temyiz edilmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/4572 esas 2020/4008 karar numarasıyla bozulmuştur. Bozma ilamında "Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 18.10.2016 tarih ve 2016/1192-2016/1040 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp,düşünüldü: Davacı vekili, asıl borçlu hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip sonucu tahsil edilen 34.731-TL'nin davacı aleyhine başlatılan kefalet borcundan dolayı icra takibinde mahsup edilmediğini ileri sürerek, davacının Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2009/... esas sayılı dosyasından 34.731,49 TL borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, asıl borçlu ve davacı kefil hakkında ayrı ayrı yapılan icra...