Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin uzun süreden beri yetkili satıcısı (bayii) olarak çalıştığını,davanının 01/12/2017 tarihinde gönderdiği e- mail ile anlaşmadan dönme, fesih bildirimi yaptığını, müvekilinin 12/12/2017 tarihinde noter aracılığı ile bu fesih bildirimini kabul etmediğini davalıya ihtaren bildirdiğini, davalı firmanın 14/12/2017 tarihli ihtar ile müvekkilinin satış yetkisinin kaldırıldığı ve stoklarının iadesini istediğini, davalının bu ihtarının TTK 121. maddesine uygun olmadığından cevap verilmediğini, kaldı ki müvekkilinde bulunan ürünlerin bedelinin müvekkilince daha önceden davalıya ödenmiş olduğundan stoktaki ürünlerin müvekkilinin malı olduğunu, müvekkilinin davalının ürettiği ilaçları sattığını, ürünlerinin tercih edilebilir...
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/326 KARAR NO : 2019/323
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/04/2018 KARAR TARİHİ : 19/03/2019 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/04/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin uzun süreden beri yetkili satıcısı (bayii) olarak çalıştığını,davanının 01/12/2017 tarihinde gönderdiği e- mail ile anlaşmadan dönme, fesih bildirimi yaptığını, müvekilinin 12/12/2017 tarihinde noter aracılığı ile bu fesih bildirimini kabul etmediğini davalıya ihtaren bildirdiğini, davalı firmanın 14/12/2017 tarihli ihtar ile müvekkilinin satış yetkisinin kaldırıldığı ve stoklarının iadesini istediğini, davalının bu ihtarının TTK 121. maddesine uygun olmadığından cevap verilmediğini, kaldı ki müvekkilinde bulunan ürünlerin bedelinin müvekkilince daha önceden davalıya ödenmiş olduğundan stoktaki ürünlerin müvekkilinin malı olduğunu, müvekkilinin davalının ürettiği ilaçları sattığını, ürünlerinin tercih edilebilir kıldığını, müşteri portföyünü oluşturduğunu, davalının Kasım 2017 tarihinden itibaren müşterilerine gönderdiği bildirimlerde müvekkili hakkında yanıltıcı beyanlarda bulunduğunu, bu beyanların haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkilinin haksız fesih nedeniyle portföy isteğinden kaynaklanan denleştirme isteğinin bulunduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak ve belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000,00 TL bedel üzerinden davalının haksız rakebet eylemlerinin tespitiyle engellenmesini, haksız rekabet nedeniyle uğrattığı zarar nedeniyle dava sırasında belirlenecek zararlarının bedelinin faizi ile giderilmesini, davalının haksız rekabet nedeniyle elde etmesi mümkün görülen menfaatlerinin belirlenerek faiziyle ödenmesine karar verilmesini, portföy tazminatının belirlenerek ticari faiziyle tahsilini ve 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini ve faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğunu,oysa davacının maddi tazminat talebinde birden çok kaleme yer verdiğini, taleplerinin ayrıştırılması gerektiğini,davacının müvekkilinin acentesi, tek satıcısı veya bayisi vb olmadığını, davacının dayandığı 15/08/2013 tarihli e-mailin TTK 19. madde kapsamında bağlayacılığı bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı şirketin Türkiyedeki tek satıcısı olduğunu ve ürünleri yurt içinde diğer şirketlere de sattığını, müvekkili ile davacının ilişkisinin müvekkilinin diğer müşterilerden bir farkının bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında bayilik ilişkisi şartlarının oluşmadığını, ihbar süresi verilmesinin gerekmediğini, müvekkili ile davacı arasında davacının iddiası gibi bir hukuki ilişki bulunsa dahi fesih için haklı nedenler bulunduğunu, davacı firmanın müvekkilinin rakibi şirkete satılması nedeniyle ilişkiye devam edilemeyeceğinin sözlü olar...