E. 2019/746 K. 2020/401
Kısa Önizleme
ÖnizlemeMahkememizin 2014/616 esas, 2015/556 karar sayılı ve 29/09/2015 günlü verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/1906 esas, 2019/6417 Karar sayılı ilamıyla bozularak geldiği ve Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Muratpaşa/Antalya adresinde bulunan dükkanın Diasa Süpermarketi ismiyle işletilmesi için anlaşması imzalandığını, davalının işletici, müvekkilinin de imtiyaz sahibi olduğunu, sözleşmenin taraflar arasında imzalanmış fesih anlaşması ile son bulduğunu, ancak davalının gerek esas sözleşme gerekse fesih sözleşmesi hükümleri uyarınca rekabet yasağı düzenlemesine aykırı hareket ederek söz konusu adreste marketçilik faaliyetlerine devam ettiğini, davalının eylemlerinin haksız rekabet olup, davacıyı zarara uğrattığını ve davacı şirkete ait portföy ve...
Karar Metni
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/746 Esas KARAR NO : 2020/401
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 15/09/2014 KARAR TARİHİ : 30/09/2020
Mahkememizin 2014/616 esas, 2015/556 karar sayılı ve 29/09/2015 günlü verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/1906 esas, 2019/6417 Karar sayılı ilamıyla bozularak geldiği ve Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Muratpaşa/Antalya adresinde bulunan dükkanın Diasa Süpermarketi ismiyle işletilmesi için anlaşması imzalandığını, davalının işletici, müvekkilinin de imtiyaz sahibi olduğunu, sözleşmenin taraflar arasında imzalanmış fesih anlaşması ile son bulduğunu, ancak davalının gerek esas sözleşme gerekse fesih sözleşmesi hükümleri uyarınca rekabet yasağı düzenlemesine aykırı hareket ederek söz konusu adreste marketçilik faaliyetlerine devam ettiğini, davalının eylemlerinin haksız rekabet olup, davacıyı zarara uğrattığını ve davacı şirkete ait portföy ve know how ile marketçilik yapması karşısında davacının itibarı sarsılıp isim hakkı zedelendiğini, sözleşmenin bitimi tarihinden itibaren davalının elde ettiği haksız kar dolayısıyla davacının yoksun kaldığı kazancın tazmini gerektiğini, ileri sürerek davalının ticari faaliyetlerinin ihtiyati tedbir yoluyla durudurulmasına, 1 yıllık süre boyunca rekabet yasağına aykırı davranışlardan men'ine ve bu süre zarfında belirlenen alanda faaliyetlerinin durdurulmasına, 10.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminata karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak yasal süresi içersinde davaya cevap dilekçesi sunmadığından HMK 128 maddesi uyarınca münkir addedilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından 03/03/2014 tarihinde cevap dilekçesi sunulmuş ise de, cevap dilekçesinin süresinde olmadığı, davalının daha önce münkir addedildiğinden sunulan cevap dilekçesi inkar kapsamında dosya içersine eklenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı ile davalı arasında akdedilen alt imtiyaz sözleşmesinin feshinden sonra davalı tarafın sözleşmede düzenlenen rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiası ile davacı şirketin uğramış olduğu maddi ve manevi zararların tazminine ve ticaretten men talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 2014/616 esas, 2015/556 karar sayılı ve 29/09/2015 günlü kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/1906 esas, 2019/6417 Karar sayılı ilamıyla bozulduğu, usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yukarıdaki esasa kaydedildiği anlaşılmıştır. Buna göre, taraflar arasında 28.09.2011 tarihli rekabet etmeme sözleşmesi mevcuttur. Mahkememizce bozmadan önce, davalı eyleminin 6762 sayılı TTK 56 vd. maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturduğundan bahisle maddi tazminata hü...