Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 15/09/2001 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere acentelik sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirketin 18/09/2001-06/04/2017 tarihleri arasında davalı sigorta şirketinin yetkili acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin bu güne kadar düzenli bir çalışma gösterdiğini, basiretli tacir sıfatına uygun çalışmalarını sürdürdüğünü, davacı günden güne kesmiş olduğu poliçe sayısını artırdığını, davalının yükselişine katkı sağladığını, davacı ile davalı arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin haksız sebebe dayalı olarak tek taraflı fesih edilmesi sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile maddi ve manevi zararının oluştuğunu ileri sürerek 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/835 KARAR NO:2021/364
DAVA :Tazminat DAVA TARİHİ:05/01/2018 KARAR TARİHİ:21/04/2021
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 15/09/2001 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere acentelik sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirketin 18/09/2001-06/04/2017 tarihleri arasında davalı sigorta şirketinin yetkili acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin bu güne kadar düzenli bir çalışma gösterdiğini, basiretli tacir sıfatına uygun çalışmalarını sürdürdüğünü, davacı günden güne kesmiş olduğu poliçe sayısını artırdığını, davalının yükselişine katkı sağladığını, davacı ile davalı arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin haksız sebebe dayalı olarak tek taraflı fesih edilmesi sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile maddi ve manevi zararının oluştuğunu ileri sürerek 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi zararın 06/04/2017 fesih tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmede yetki şartının bulunduğunu, müvekkilinin olağan fesih hakkını kullandığını, davacının portföy tazminatı talep etme hakkı olmadığını, davalının portföy geliştirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının davasını ispatlayamadığını, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, 21/09/2018 tarihli ara karar ile tarafların iddia ve savunma hudutları doğrultusunda, dosya içeriği delil ve belgeler ile davacının uyuşmazlık konusu dönem ticari defter ve kayıtları üzerinde taraf iddialarının yerindeliği, davacının alacağının varlığının ve miktarının tespiti amacıyla talimat yoluyla bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. 16/04/2019 tarihli raporunda bilirkişi özetle; acentenin denkleştirme isteminde bulunabilmesi için acentenin kusuru olmaksızın acentelik sözleşmesinin müvekkil tarafından sona erdirilmiş olması, sözleşmenin sona ermesinden sonra acentenin kazandırdığı yeni müşteriler nedeniyle müvekkilin önemli menfaatler elde etmesi, sözleşmenin sona ermiş olması nedeniyle acentenin ücret isteme hakkını kaybetmiş olması, denkleştirme talebinin somut olayda hakkaniyete uygun olması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin davacı ile aynı *e-imzalıdır il/ilçede faaliyetini sürdürdüğünü ileri sürdüğü ve performans değerlendirmesine esas aldığı iki ayrı acentenin üretim verilerinin kıyaslamaya esas alınıp alınamayacağı ve yapılacak kıyaslamaya ve davalı şirketin ileri sürdüğü diğer sebeplere göre davalının sözleşmeyi feshi için haklı sebebin oluşup oluşmadığı konusu kuşkusuz mahkememiz takdirinde olduğunu, davalı şirketin, davacı ile olan acentelik sözleşmelerini davacının kusuru olmaksızın feshettiğinin kabulü halinde; davacının, davalıdan talep ...