Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı şirket yetkilisine elektronik posta ile 14/05/2019 tarihinde "16/05/2019 tarihinde firmanızın kredili mevduat hesabı için 15.000.00-TL gönderebilir misiniz?" şeklinde bildirimde bulunulduğu, işbu bildirimi takiben hesaplarından ikinci defa onayları bulunmadan 4.200,00-TL tahsil edildiğini, bu işlemin Bankacılık Mevzuatı ve Borçlar Hukukuna aykırı olduğunu, işleme rıza göstermelerinin, onay vermenin mümkün olmadığını, defalarca davalı bankadan iade taleplerinin bulunmasına karşılık bedellerin iade edilmediğini, davalı kurumun haksız ve hukuka aykırı olarak tahsilatlarını gerçekleştirdiği tahsil edilen bedel ile ilgili davalı ile aralarında...
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/432 Esas KARAR NO : 2021/347
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/07/2019 KARAR TARİHİ : 22/04/2021
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı şirket yetkilisine elektronik posta ile 14/05/2019 tarihinde "16/05/2019 tarihinde firmanızın kredili mevduat hesabı için 15.000.00-TL gönderebilir misiniz?" şeklinde bildirimde bulunulduğu, işbu bildirimi takiben hesaplarından ikinci defa onayları bulunmadan 4.200,00-TL tahsil edildiğini, bu işlemin Bankacılık Mevzuatı ve Borçlar Hukukuna aykırı olduğunu, işleme rıza göstermelerinin, onay vermenin mümkün olmadığını, defalarca davalı bankadan iade taleplerinin bulunmasına karşılık bedellerin iade edilmediğini, davalı kurumun haksız ve hukuka aykırı olarak tahsilatlarını gerçekleştirdiği tahsil edilen bedel ile ilgili davalı ile aralarında adedilen bir sözleşme bulunmadığını, sözleşme ile kararlaştırılmayan ve yasal dayanağı bulunmayan belgelendirilmemiş periyodik hizmet komisyonu adı altında alınan ücretin yasal olmadığı, bunun yanı sıra söz konusu ücretin hesap sayısı, hesabın tutarı, hesaptaki işlem sayısı gibi hususlar dikkate alınmadan sadece müşteri bazında alınmasının hesap işletim ücreti olarak kabul edilemeyeceğinin açık olduğu, 6502 sayılı Kanunun 4/3 maddesi ve bu konudaki yerleşik kararlar çerçevesinde alınan komisyonların belgeli olması kriterine aykırılık teşkil ettiği, fazlaya dair hakları saklı kalmak suretiyle banka hesaplarından haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen bedellerin davalıdan alınarak kendilerine iadesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiğini bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; periyodik hizmet komisyonu belirlenirken müşterilere verilen finansal hizmetlerin yanı sıra ilgili dönem içerisinde yapılan istisnalar ve özel nitelikteki diğer hizmetlerin dikkate alındığını, davacı firmadan 21/05/2019 tarihinde 5.250,00-TL periyodik hizmet komisyonu tahsil edildiği, Periyodik Hizmet Komisyonlarının davalı banka tarafından üçer aylık dönemlerde ortalama kredi bakiyelerine göre belirlendiğini, davacı firmanın banka ile çalışmaları dikkate alınarak istisna uygulandığı ve 5.250,00-TL tahsil edildiğini, ilgili komisyonun yasal dayanağının bulunduğunu, TTK "Ücret İsteme Hakkına" ilişkin 20. Maddesi ve Borçlar Kanunu'nun "Sözleşme Özgürlüğüne" ilişkin 26. maddesinin yasal dayanaklar olduğunu, TTK 20. Maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesi ile ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin uygun bir ücret isteme hakkına sahip olduğunu, bankaların hukuken tacir olduklarını ve müşterilene hizmet veriyor olmaları nedeniyle tahsil edilen komisyonun bu kapsamda değerlendirilmesi gere...