Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin; uzun yıllardır tekstil sektöründe halı ve kilim üzerine üretim ve satış yapan köklü bir firma olduğunu, davalı şirket i1e 11.03.2015 tarihinde anlaşarak, davalının örnek dairesinde kullanılmak amacıyla 6 adet el dokuması halıyı kendilerine sattığını, satış bedeli olarak da her metrekaresinin 500,00- TL olarak belirlendiğini, yapılan satış için 11.03.2015 tarihli toplam 15.646,00- TL bedelli fatura düzenlendiğini, fatura ile birlikte halıların davalı şirkete derhal teslim edildiğini ve davalı şirketin örnek dairesinde kullanılmaya başlandığını, fatura üzerinde bulunan imza ve kaşeden de bu durumun sabit olduğunu, davalı şirketçe fatura ve cari hesap bedelinin müvekkili şirkete ödenmediğini, bunun üzerine davalı şirket...
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/646 Esas KARAR NO : 2020/671
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/12/2019 KARAR TARİHİ : 16/12/2020 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin; uzun yıllardır tekstil sektöründe halı ve kilim üzerine üretim ve satış yapan köklü bir firma olduğunu, davalı şirket i1e 11.03.2015 tarihinde anlaşarak, davalının örnek dairesinde kullanılmak amacıyla 6 adet el dokuması halıyı kendilerine sattığını, satış bedeli olarak da her metrekaresinin 500,00- TL olarak belirlendiğini, yapılan satış için 11.03.2015 tarihli toplam 15.646,00- TL bedelli fatura düzenlendiğini, fatura ile birlikte halıların davalı şirkete derhal teslim edildiğini ve davalı şirketin örnek dairesinde kullanılmaya başlandığını, fatura üzerinde bulunan imza ve kaşeden de bu durumun sabit olduğunu, davalı şirketçe fatura ve cari hesap bedelinin müvekkili şirkete ödenmediğini, bunun üzerine davalı şirket yetkililerine ulaşılmaya çalışıldığını, mailler gönderildiğini ancak herhangi bir sonuç alınamadığını, son çare olarak İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketçe yapılan icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini belirterek, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyaya yapılan itirazın iptaline, davalı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, dava dilekçesinde davalıyı ...Ltd. Şti. olarak gösterdiğini ve faturanın da yine aynı şirket adına düzenlendiğini, davanın ise ... adına ikame edildiğini, bu hususlar gözetildiğinde, davanın müvekkili şirket açısından husumetten reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin, 20 Haziran 2013 tarihli Ticaret sicil gazetesinde de görüleceği üzere "... Limited Şirketi" iken tür değiştirerek "... Anonim Şirketi ...Anonim Şirketi" olduğunu, davacının, dava dilekçesine dayanak belge olarak gösterdiği 11.03.2015 tarihli faturanın ise "... Ltd. Şti" şirketi adına tanzim edildiğini, faturanın düzenlendiği tarihte ise müvekkili şirket "..." olarak faaliyetinde devam ettiğini, gerek dava dilekçesinde husumetin yanlış yöneltilmesi, gerekse de faturanın müvekkil adına düzenlenmemiş olması sebebiyle iş bu davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacı tarafın, müvekkili şirketin borcu olduğunu, fatura alacağına dayanarak müvekkili şirket aleyhine takip başlatıldığını beyan etmişse de, müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığını, davacı yanın, her ne kadar faturanın konusunu oluşturan halıları müvekkiline teslim ettiğini beyan etmişse de; müvekkilce davacıdan halı alınmadığını, yani müvekkilinin, davaya konu edilen fatura ve muhteviyatınd...