DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/02/2018 KARAR TARİHİ : 22/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili şirket ile davalı arasında, davalının satış lisansına sahip olduğu her türlü sigortacılık ve bireysel emeklilik faaliyetine ilişkin olarak acentecilik ilişkisinin tesisi konusunda, 01.08.2016 tarihli, acentelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmesinin 26. maddesinde taraflar, sözleşmenin 01.08.2016 tarihinden itibaren 1 yıl geçerli olduğununun, sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren bir ay önce noter aracılığı ile haber verilmediği takdirde, sözleşmenin otomatik olarak bir yıl daha uzayacağını kararlaştırıldığını, sözleşmenin davalı tarafça bir yıllık süre dolmadan haksız olarak tek taraflı olarak...
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/149 Esas KARAR NO : 2020/858
DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/02/2018 KARAR TARİHİ : 22/12/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili şirket ile davalı arasında, davalının satış lisansına sahip olduğu her türlü sigortacılık ve bireysel emeklilik faaliyetine ilişkin olarak acentecilik ilişkisinin tesisi konusunda, 01.08.2016 tarihli, acentelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmesinin 26. maddesinde taraflar, sözleşmenin 01.08.2016 tarihinden itibaren 1 yıl geçerli olduğununun, sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren bir ay önce noter aracılığı ile haber verilmediği takdirde, sözleşmenin otomatik olarak bir yıl daha uzayacağını kararlaştırıldığını, sözleşmenin davalı tarafça bir yıllık süre dolmadan haksız olarak tek taraflı olarak feshedildiğini, haksız fesih nedeni ile müvekkil şirketin kar kaybına uğradığını beyan ile davalı tarafça sözleşmenin haksız olarak feshi nedeni ile müvekkilinin yoksun kaldığı karın, uğramış olduğu zararın, yapmış olduğu masrafların ve tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 16/11/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişilerce yeniden bilirkişi raporu alınmasına, mahkeme aksi kanaatte ise fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah hakkımız saklı kalmak kaydıyla davamızı bilirkişi marifetiyle hesaplanan 52.242,00 TL kar kaybı üzerinden ıslah ederek kaybın avans faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını beyan ve talep etmiştir. Davalı vekili cevabında, davacının TTK kapsamında tacir sıfatını haiz olup hem TTK hem de taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesi gereği ticari defterleri ve her türlü kaydı eksiksiz tutmakla yükümlü olduğundan, belirsiz alacak davası açmada hukuki menfaati bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesindeki vakıaların HMK 119/f fıkrası gereği hangi delillerle ispat edileceği ilişkilendirilmediğinden, HMK 119.maddeye aykırılıktan dolayı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmektiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden, sözleşmenin eki niteliğinde olmak üzere 01.08.2016 tarihinde ise 2016-16 ve 2016-17 numaraları iki protokol akdedildiğini, davacının fesihten önce, acentelik sözleşmesine aykırı hareket ettiği ve söz konusu ihlalin devamı halinde hukuki süreçlere başvurulacağı konusunda yasal ihtar ile uyarıldığını, söz konusu uyarılar doğrultusunda faaliyete devam edilmemesi ve sözleşmenin ihlali niteliğindeki davranışların sürdürülmesi nedeniyle de müvekkilince acentelik ilişkisi sona erdirildiğini, feshin haklı ve geçerli olduğunu, davacının kendi kusuru ile feshe sebep olduğundan denkleştirme talep edemeyeceğini beyan ile davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava, taraflar aras...