Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Kasko sigortasından kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait aracın 24/01/2020 tarihinde çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kaza neticesinde kullanılamaz hale geldiğini, davacının kasko sigortacısı olan davalı sigorta şirketine müracaat ettiğini, sigorta şirketi tarafından teklif edilen hasar bedelinin yetersiz olduğunu, davalı sigorta şirketi ile yapılan tüm görüşmelere rağmen aracın gerçek bedelinin ödenmediğini belirterek, 1.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır. DAVA: Dava, kasko sigortalısı olan davacı tarafından kasko sigortacısı olan davalıya yöneltilen tazminat...
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/487 Esas KARAR NO : 2021/429
DAVA : Tazminat(Kasko sigortasından kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/09/2020 KARAR TARİHİ : 21/04/2021
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Kasko sigortasından kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait aracın 24/01/2020 tarihinde çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kaza neticesinde kullanılamaz hale geldiğini, davacının kasko sigortacısı olan davalı sigorta şirketine müracaat ettiğini, sigorta şirketi tarafından teklif edilen hasar bedelinin yetersiz olduğunu, davalı sigorta şirketi ile yapılan tüm görüşmelere rağmen aracın gerçek bedelinin ödenmediğini belirterek, 1.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır. DAVA: Dava, kasko sigortalısı olan davacı tarafından kasko sigortacısı olan davalıya yöneltilen tazminat isteğine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTKde ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTKnin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret M...