DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/11/2018 KARAR TARİHİ:04/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine .... İcra Müd. ... E. Sayılı dosyasıyla kur farkından doğan alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının borcun tamamına itiraz etmesi nedeniyle icra takibinin durdurulduğunu ancak yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğundan itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalı şirkete yapılan satışların yabancı para karşılığında yapıldığını ve mal satışına ilişkin faturalar incelendiğinde fiyatlarının da yabancı para cinsinden yazıldığının görülebileceğini, satışların yabancı para karşılığında yapılmasına rağmen sadece yasal zorunluluk nedeniyle...
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/1076 Esas KARAR NO:2021/89
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/11/2018 KARAR TARİHİ:04/02/2021
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine .... İcra Müd. ... E. Sayılı dosyasıyla kur farkından doğan alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının borcun tamamına itiraz etmesi nedeniyle icra takibinin durdurulduğunu ancak yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğundan itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalı şirkete yapılan satışların yabancı para karşılığında yapıldığını ve mal satışına ilişkin faturalar incelendiğinde fiyatlarının da yabancı para cinsinden yazıldığının görülebileceğini, satışların yabancı para karşılığında yapılmasına rağmen sadece yasal zorunluluk nedeniyle faturaların Türk lirası olarak düzenlenmek zorunda kalındığını, taraflar arasında bir sözleşme olmasa bile satışların yabancı para cinsinden yapılmış olmasının başlı başına kur farkının talebi için yeterli bir neden olduğunu, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, davalı yanın %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, mahkeme masraflarıyla vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde "...yasal zorunluluk nedeniyle faturalar, Türk Lirası olarak düzenlemek zorunda kalınmıştır." beyanında bulunduğunu ancak oysa ki faturanın tarifinin vergi mevzuatımızda 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yapıldığını ve 229. maddesinde de "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" şeklinde tanımlandığını, davacı tarafın dilekçedeki talepleriyle ticari defterlerinin birbirine tamamen tezat olduğunu ve bu durumun yapılacak bilirkişi incelemesiyle de ortaya çıkabileceğini, davacının 2018 nisan ayından önceki tüm faturalarının Türk Lirası cinsinde olduğunu ve kur farkı talep etmeye hakkı olmadığını, davacının düzenleyerek müvekkile göndermiş olduğu kur farkı faturalarının hangi faturadan hangi tarih ve hangi alışverişten kaynaklandığı belli olmadığını, davacının 2016 ve 2017 yıllarında kur farkı faturalarının kabul edildiğini belirtilmişse de bu durum hakkında usulsüz kur farkı fatura bedellerinin iadesi hususunda ayrıca dava açılacağını, yazılı anlaşmaya dayalı olmayan ve yine dövizli faturalara dayanmadığı gibi hangi kur ve hangi alacak kalemine ilişkin olduğu belli olmayan davanın reddini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER : (1)Taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış olup; davacı tarafından muhtelif tar...