DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan ( mahkememizin bozma öncesi ... Esas-.... ) iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; borçlu şirketin müvekkiline olan borcu ile 2 ayrı icra takibi başlattıklarını, TTK gereğince şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi için borç ve alacaklarının sona ermiş olması gerektiğini, tasfiyenin sona ermesi halinde davalı şirketin tüzel kişiliğinin de sona ereceğini, dava-icra takiplerinde ki husumet sıfatının da kalmayacağını, tasfiye işlemlerinin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesi gerektiğini,yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü ile borçlu şirket hakkında iflasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraf usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz etmemekle davalı vekilinin ileriki aşamalarda davaya sunmuş olduğu beyan dilekçesinde; müvekkiline yapılan...
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/169 KARAR NO : 2020/903
DAVA : İflas (İflasın Açılması) DAVA TARİHİ : 06/05/2017 KARAR TARİHİ : 23/12/2020 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/12/2020 DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan ( mahkememizin bozma öncesi ... Esas-.... ) iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; borçlu şirketin müvekkiline olan borcu ile 2 ayrı icra takibi başlattıklarını, TTK gereğince şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi için borç ve alacaklarının sona ermiş olması gerektiğini, tasfiyenin sona ermesi halinde davalı şirketin tüzel kişiliğinin de sona ereceğini, dava-icra takiplerinde ki husumet sıfatının da kalmayacağını, tasfiye işlemlerinin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesi gerektiğini,yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü ile borçlu şirket hakkında iflasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraf usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz etmemekle davalı vekilinin ileriki aşamalarda davaya sunmuş olduğu beyan dilekçesinde; müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkil şirket 2014 yılının ikinci yarısında işyerini kapattığını ve 08.12.2014 günü tasfiye kararı alarak tasfiye sürecine girdiğini, bu durumun şirketin unvanından da açıkça görüldüğünü, ayrıca hem icra dosyasında hem de dava dosyasında bulunan ticaret sicil kayıtlarında da şirketin tasfiye halinde olduğu ve tasfiye memurunun da "..." olduğunun açıkça belirtildiğini, şirketi temsile yetkili kişi tasfiye memeru olduğunu ve tebligatların tasfiye memuruna yapılması hukuken sorunlu olduğunu, Yargıtay kararlarında da bu husus açıkça belirtildiğini, buna rağmen hem icra dosyasında hem de bu davada tebligatların usulsüz olarak şirket merkezine tebligat kanunu 35. Maddeye göre yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz ... Esas sayılı dava dosyasının 26/12/2018 tarihinde karara çıktığı verilen karar ile; Mahkememizce itirazın kaldırılmasına ve depo emrinin tebliğine karar verilmiş olmakla, verilen süre içerisinde depo emri içeriğinin yatırılmadığı ve bu haliyle iflas şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulü ile stanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ... sicil numarasında kayıtlı ...nin iflasına karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesine gönderildiği ve istinaf mahkemesince ... Esas ... karar sayılı 30/01/2020 tarihli kararı ile " davalının delilleri arasında tarafların ticari defterlerinin bulunduğu görülmüştür. Yerel mahkemece davalının bu yöndeki delili değerlendirilmemiştir. Bu sebeple mahkemece davalının bu yöndeki delillerinin HMK'nın 222. Maddesi uyarınca toplanması, ticari defterlerin tacirler arasındaki uyuşmazlıklarda delil vasfının değerlendirilerek sonucuna göre itirazın kaldırılmasına ve depo emri çıkartılmasına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi yerinde görülmediği...