Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kira) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacı vekili, davalı tarafından, müvekkili ------- dosyasıyla icra takibi başlatıldığını; takip dayanağı senetleri gerektirecek hiçbir akdi ilişkinin bulunmadığını; davacının akli melekelerinin tam yerinde olmadığını; senet düzenlemeye ehliyetinin bulunmadığını; davalının onu ameliyat ettireceğinden bahisle hile ile aldatarak bu senedi aldığını belirterek; davalıyı ------ şikayet ettiklerini de beyan etmiş; senetlerden ötürü davacının borçlu olmadığının tespitine ve davalıdan % 40 oranında haksız icra takip tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı yargılama esnasında ölmüş bulunup; mirasçıları vekil tayin ederek davaya devam etmişlerdir. Davalı vekili dilekçesinde özet olarak; iddiaların doğru...
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/911 Esas KARAR NO : 2021/63 DAVA : Menfi Tespit (Kira) DAVA TARİHİ : 14/03/2013 KARAR TARİHİ : 26/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kira) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacı vekili, davalı tarafından, müvekkili ------- dosyasıyla icra takibi başlatıldığını; takip dayanağı senetleri gerektirecek hiçbir akdi ilişkinin bulunmadığını; davacının akli melekelerinin tam yerinde olmadığını; senet düzenlemeye ehliyetinin bulunmadığını; davalının onu ameliyat ettireceğinden bahisle hile ile aldatarak bu senedi aldığını belirterek; davalıyı ------ şikayet ettiklerini de beyan etmiş; senetlerden ötürü davacının borçlu olmadığının tespitine ve davalıdan % 40 oranında haksız icra takip tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı yargılama esnasında ölmüş bulunup; mirasçıları vekil tayin ederek davaya devam etmişlerdir. Davalı vekili dilekçesinde özet olarak; iddiaların doğru olmadığını; davacı tarafın şikayeti ile başlayan savcılık soruşturmasının takipsizlik ile sonuçlandığını; davacının ehliyetli olduğunu, müvekkiline de borçlu bulunduğunu, senedin bedelsiz olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, --- tanzim, --- vade tarihli --- bedelli senet ve --- tanzim, ---- vade tarihli --- bedelli senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. ---------görevsizlik kararı ile dosya mahkememize tevzi edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 190. maddesi ve Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK.md.190). Bu nedenle ispat külfeti öncelikle davacıdadır. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bu ilişki "kambiyo ilişkisi" olarak anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo Taahhüdü"nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden t...