Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2020/298 · K. 2020/503
Bölge Adliye MahkemesiAnkara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/298 K. 2020/503

E. 2020/298K. 2020/50313 Ekim 2020
tespit davasıtazminatsözleşmenin feshihizmet sözleşmesiihtirazi kayıtgörevli mahkemecezai şart
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 31.01.2018 tarihinde muhasebe hizmetine ilişkin sözleşme akdedildiğini, akdedilen bu sözleşme ile taraflara bir takım yükümlülükler verildiği gibi, sözleşmenin ana hatlarının müvekkili tarafından verilecek muhasebe hizmetinden ibaret olduğunu, yine aynı sözleşme uyarınca tarafların bir ücretin müvekkiline ödenmesi noktasında anlaştıklarını, fesih yılı olan 2020 içerisinde müvekkilinin aylık 32.600,00 TL bedelle davalı şirkete muhasebe hizmeti verdiğini, bahse konu sözleşmenin 4.10 maddesinde "Sözleşmenin işveren tarafından tek taraflı feshi halinde, işveren altmış aylık ücret tutarında tazminat ödemeyi kabul eder" ifadesinin yer aldığını, taraflarca akdedilen işbu sözleşme, davalı işveren tarafından gönderilen ihtarname ile...

Karar Metni

T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/298 Esas - 2020/503

T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2020/298 Esas KARAR NO : 2020/503

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tespit DAVA TARİHİ: 25/06/2020 KARAR TARİHİ: 13/10/2020 K.YAZIM TARİHİ: 05/11/2020 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 31.01.2018 tarihinde muhasebe hizmetine ilişkin sözleşme akdedildiğini, akdedilen bu sözleşme ile taraflara bir takım yükümlülükler verildiği gibi, sözleşmenin ana hatlarının müvekkili tarafından verilecek muhasebe hizmetinden ibaret olduğunu, yine aynı sözleşme uyarınca tarafların bir ücretin müvekkiline ödenmesi noktasında anlaştıklarını, fesih yılı olan 2020 içerisinde müvekkilinin aylık 32.600,00 TL bedelle davalı şirkete muhasebe hizmeti verdiğini, bahse konu sözleşmenin 4.10 maddesinde "Sözleşmenin işveren tarafından tek taraflı feshi halinde, işveren altmış aylık ücret tutarında tazminat ödemeyi kabul eder" ifadesinin yer aldığını, taraflarca akdedilen işbu sözleşme, davalı işveren tarafından gönderilen ihtarname ile 31.03.2020 tarihinde feshedildiğini, müvekkilinin, işveren davalının sözleşmeyi tek taraflı feshetmesinden dolayı taraflarca akdedilmiş sözleşme uyarınca altmış aylık ücretten oluşan tazminata hak kazandığını beyan ederek, davalı işveren tarafından taraflarca akdedilmiş 31.01.2018 tarihli sözleşmenin tek taraflı feshedildiğinin, müvekkilinin sözleşme uyarınca altmış aylık ücret tutarında tazminata hak kazandığının ve tazminat miktarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili; öncelikle işbu davanın açılmasında davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığını, davaya esas teşkil eden sözleşmede yer alan cezai şart miktarı, likit yani hesaplanabilir ve belirlenebilir bir şekilde düzenlendiğini, HMK 106.madde uyarınca taraflar ancak bir hakkın veya bir hukuki ilişkinin varlığının belirli olmadığı ve bu davayı açanın hukuki yararının aşikar olduğu hallerde işbu tespit davası açılabileceğini, bu bakımdan aynı yasanın son fıkrası uyarınca maddi vakıalar tek başına tespit davasına konu edilemeyeceği gibi, bir tarafın bir hukuki ilişkide bir yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı hususları da tespit davasının konusunu oluşturmadığını, bu doğrultuda, tespit davası yoluyla davacının hemen yerine gelmesi gereken bir hukuki yararın varlığı gerektiğini, öncelikle işbu davanın hukuki yarar yokluğundan reddini; işbu dava konusunun mali müşavirlik sözleşmesi niteliği gereği Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenen bir hizmet akdi olduğunu, bu bakımdan, müvekkilinin tacir olmasına karşılık davacı taraftan talep etmiş olduğu hizmetin bir ticari iş niteliği taşımadığını, bu nedenlerle genel hükümler çerçevesinde hizmet sözleşmelerine ilişkin görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, yine bunun gibi, davaya esas gö...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 106

Tespit davası

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 114

Dava şartları

Benzer Kararlar

Bölge Adliye MahkemesiAnkara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/259 · K. 2020/605

24 Kasım 2020

Bölge Adliye MahkemesiAnkara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/237 · K. 2020/520

20 Ekim 2020

Bölge Adliye MahkemesiAnkara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/338 · K. 2020/538

22 Ekim 2020

Bölge Adliye MahkemesiAnkara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/278 · K. 2020/521

20 Ekim 2020

Bölge Adliye MahkemesiAnkara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/369 · K. 2020/352

7 Eylül 2020

Bölge Adliye MahkemesiAnkara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2020/344 · K. 2020/539

22 Ekim 2020