Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketle davalı şirketin -------- konusunda ticaret yaptıklarını, davalı şirket sahiplerinin daha önce davacı firmada çalıştıklarını, dava konusu kur farkı konusuna hakim olduklarını ve şimdiye kadar kesilen kur farklarını itirazsız ödediklerini, davacı ile davalının kur farkını ödeme taahhütleri sözleşmesinin teklif formlarındaki taahhüt ve kabullerine dayandığını, davacı firmanın ithalatçı olduğundan kur farkı talep etmesinin kaçınılmaz olduğunu, aksi takdirde kısa sürede iflas edebileceğini, somut dava konusunda, davalı taraf kur farkı yansıtılmayan ticari borcunu ödemediği için davacı şirket tarafından, davalı şirkete icra takibi başlattığını, bu icra takibi için davalı şirketle sonuncu çekin karşılığının...
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1028 Esas KARAR NO : 2021/240 DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 07/09/2018 KARAR TARİHİ: 11/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketle davalı şirketin -------- konusunda ticaret yaptıklarını, davalı şirket sahiplerinin daha önce davacı firmada çalıştıklarını, dava konusu kur farkı konusuna hakim olduklarını ve şimdiye kadar kesilen kur farklarını itirazsız ödediklerini, davacı ile davalının kur farkını ödeme taahhütleri sözleşmesinin teklif formlarındaki taahhüt ve kabullerine dayandığını, davacı firmanın ithalatçı olduğundan kur farkı talep etmesinin kaçınılmaz olduğunu, aksi takdirde kısa sürede iflas edebileceğini, somut dava konusunda, davalı taraf kur farkı yansıtılmayan ticari borcunu ödemediği için davacı şirket tarafından, davalı şirkete icra takibi başlattığını, bu icra takibi için davalı şirketle sonuncu çekin karşılığının tahsil edilmesi ile borç ilişkisinin sona ereceğine dair sulh anlaşması yapıldığını, bu sulh anlaşmasında kur farkının konu edilmediğini, kur farkı faturasının kesilip davalı borçluya tebliğ edildiğini, davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine noter ihtarnamesi ile davalı şirketin temerrüte düşürüldüğünü, buna karşılık davalı şirketin kur farkı faturalarını noter kanalı ile kabul etmediğini beyan etmesi üzerine iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, kesilen ---- fatura tutarının ---- olduğu, cari hesap mahsubundan sonra kalan kur farkı alacak tutarının dava konusu ----- olduğunu beyan ederek, davacı firmanın davalı şirketten --------- alacağının dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin İcra takibiyle talep ettiği alacak bedelini o günkü kurlar da göz önüne alınarak tüm borcu kapsayacak şekilde davacı şirketle sulh anlaşması yapıldığını, anlaşma gereği çekler keşide edilerek ödemelerin yapıldığını ve borçlarının kalmadığını, davacı şirketle yapılan sulh anlaşmasında son çek ödendiği zaman borç ilişkisinin tamamen sona ereceğinin belirtildiğini, bu alacağa ilişkin tüm fer'ileri kapsadığını, ---- göre kur farkı alacağının talep edilmesi için bu konuda yazılı bir anlaşmanın olması gerektiği fakat davacı şirketle böyle yazılı bir anlaşmanın olmadığını, sulh anlaşmasının yapıldığı tarihteki kura göre çek bedellerinin düzenlendiğini, sulh sözleşmesi ifa edildikten sonra kur farkı faturalarının düzenlenmesi davacı yanın kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, kur farkı içeren faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini ve bu faturaların noter aracılığı ile davacı şirkete iade edildiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar...