Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, her türlü tekstil sanayi ile ilgili ürünlerin üretimi ve fason olarak imalatı işiyle iştigal etmekte olduğunu, müvekkili ile davalı borçlu aralarında olan ticari ilişki kapsamında davalıya çeşitli tekstil ürünleri sattığını, ancak davalı tarafından işbu ürünleri bedellerinin ödenmediğini, davalı ile aralarında oluşan cari hesaba istinaden 8.185,61-TL alacağını şifahen bir çok kez talep etmiş olmasına rağmen tahsil edemeyen müvekkili tarafından, davalı aleyhine Büyükçekmece ....... İcra Müdürlüğü'nün ........ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının anılan takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm...
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/353 Esas KARAR NO : 2021/115
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 08/04/2016 KARAR TARİHİ : 01/02/2021
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, her türlü tekstil sanayi ile ilgili ürünlerin üretimi ve fason olarak imalatı işiyle iştigal etmekte olduğunu, müvekkili ile davalı borçlu aralarında olan ticari ilişki kapsamında davalıya çeşitli tekstil ürünleri sattığını, ancak davalı tarafından işbu ürünleri bedellerinin ödenmediğini, davalı ile aralarında oluşan cari hesaba istinaden 8.185,61-TL alacağını şifahen bir çok kez talep etmiş olmasına rağmen tahsil edemeyen müvekkili tarafından, davalı aleyhine Büyükçekmece ....... İcra Müdürlüğü'nün ........ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının anılan takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinden her ne ad altında olursa olsun herhangi bir alacağının olmadığını, var olduğunu iddia ettiği alacağının şifahen bir çok kez talep edilmiş olduğu iddiasının da en hafif deyimiyle hilafı hakikat olduğunu, davacının, her ne kadar böyle bir iddiada bulunmuş ise de gerek dava öncesi yapılan icra takibinde gerekse işbu dava dilekçesi ekinde iddialarına dayanak olarak hiç bir delil sunmadığını, davacının icra takibinde ve işbu dava dilekçesi ekinde sunduğu yegane belgenin 26/11/2015 tarihini taşıyan ve 01/01/2013 - 31/12/2013 dönemine ilişkin kayıtları içeren muavin defteri fotokopisi olduğunu, yetkisiz İcra Müdürlüğü'nde takip başlatıldığını, müvekkilinin davacıya para borcu olduğunu, davacı vekilinin örnek olarak sunduğu Yargıtay kararında, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi ve alacak borç ilişkisinin var olduğunun açık olduğu belirtildiğini, huzurdaki davada taraflar arasında hiç bir sözleşme bulunmadığını, davacının soyut, dayanaksız ve gerçek dışı "çeşitli tekstil ürünleri satıldığı" iddiası dışında hiç bir bilgi, belge ve delilin de olmadığını, taraflar arasında bir para borcu-alacağı ilişkisi olmadığını, bu sebeple TBK'nun 89. maddesinin işbu davada uygulanma olanağının bulunmadığını, yetkisiz icra dairesinde yapılan takibe dayanılarak yine yetkisiz Mahkemede itirazın iptali davası açılmasının hukuken mümkün olmadığını, davanın öncelikle bu nedenle reddinin gerektiğini, davacı vekilinin, taraflar arasında bir satım sözleşmesi ve cari hesap ilişkisi olduğunu ileri sürmekte olduğunu, ancak bu hususta da hiçbir delil sunulmadığını, davacı ile davalı müvekkili arasında herhangi bir satım sözleşmesi olmadığı gibi cari hesap sözleşmesi de olmadığını, davacının tüm iddialarının ispata muhtaç olmasına rağmen, davacının ileri sürdüğü iddiaların hiçbirine ilişkin tek bir ...