DAVA:Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/02/2020 KARAR TARİHİ:24/12/2020 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı bankanın ... Şubesindeki hesabından toplam 376.426,24 TL'nin müvekkillerinin bilgisi ve/veya talimatı olmaksızın haksız ve hukuka aykırı şekilde davalı gerçek kişinin şahsi banka hesabına havale veya EFT yapıldığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle 376.426,24 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada husumetin müvekkili bankaya yöneltilemeyeceğini, müvekkili banka tarafından yapılan işlemlerinin yasaya, sözleşmelere ve bankacılık uygulamalarına ve usullerine uygun olduğunu, davacıların kendi kusuru ile oluşan...
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/84 Esas KARAR NO:2020/961
DAVA:Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/02/2020 KARAR TARİHİ:24/12/2020
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı bankanın ... Şubesindeki hesabından toplam 376.426,24 TL'nin müvekkillerinin bilgisi ve/veya talimatı olmaksızın haksız ve hukuka aykırı şekilde davalı gerçek kişinin şahsi banka hesabına havale veya EFT yapıldığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle 376.426,24 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada husumetin müvekkili bankaya yöneltilemeyeceğini, müvekkili banka tarafından yapılan işlemlerinin yasaya, sözleşmelere ve bankacılık uygulamalarına ve usullerine uygun olduğunu, davacıların kendi kusuru ile oluşan zararın tazminini, bankadan isteme haklarının bulunmadığını, dava konusu iddia edilen usulsüz işlemlerin bizzat davalı gerçek kişi tarafından yapıldığını davacılar tarafından açıkça ikrar ve kabul edildiğini, yapılan işlemlerde davacıların bilgisi ve rızasının olmadığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacılar ile davalı gerçek kişi arasında kefillik ve ortaklık gibi ticari ve hukuki bir bağın bulunduğunu ve birlikte hareket ederek muvazaalı işlemler neticesinde haksız kazanç sağlamaya çalıştıklarını, davacı gerçek kişinin yurt dışında olması sebebiyle davalı gerçek kişiden teyit alınması talebini iletmesi ve belgelerdeki sahteciliğe konu imza ve kaşelerin iğfal kabiliyetinin yüksek olması nedeniyle müvekkili bankaya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Dava, davacıların, davalı banka nezdinde bulunan hesabından bilgi ve rızası dışında davalı gerçek kişiye aktarıldığı ileri sürülen paranın tahsili istemine ilişkindir. 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma simsarlık, sigorta, vekâlet bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygu...