Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2017/1363 K. 2020/577

E. 2017/1363K. 2020/57717 Eylül 2020
itirazın iptaliicra takibitazminatiptal davasıalacağın tahsiliiadesözleşme süresiicra inkar tazminatıbedelin iadesihak düşürücü sürebedel tahsilieksik incelemebilirkişi raporu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: taraflar arasında akdedilen ------ tarihli ------hükümleri gereğince, davalı şirketin, teşhir ürünlerinin değerinin yarı bedelinin ödenmesi ve ürün başına % 5 ilave prim iskontosu imkanlarından yararlandırıldığını, ancak aynı sözleşmenin 7. maddesi gereğince, kendisine tanınan imkanların bayiye hibe edilebilmesi için bayilik anlaşmasının en az üç yıl süreyle devam etmesi koşulu getirildiğini, bayilik sözleşmesinin üç yılın tamamlanmasından sonra feshedilmesi durumunda ise tüm bu bedellerin bayi tarafından nakden geri iadesinin kararlaştırıldığını, davalının ----- bedelli çeki ödememesi ve sözleşme gereği üzerine düşen edimlerini yerine getirmemiş olması nedeniyle -------ihtarnamesiyle sözleşmenin 12.maddesine dayalı olarak münhasır...

Karar Metni

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1155 Esas KARAR NO : 2020/649 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 30/05/2015 KARAR TARİHİ : 29/09/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: taraflar arasında akdedilen ------ tarihli ------hükümleri gereğince, davalı şirketin, teşhir ürünlerinin değerinin yarı bedelinin ödenmesi ve ürün başına % 5 ilave prim iskontosu imkanlarından yararlandırıldığını, ancak aynı sözleşmenin 7. maddesi gereğince, kendisine tanınan imkanların bayiye hibe edilebilmesi için bayilik anlaşmasının en az üç yıl süreyle devam etmesi koşulu getirildiğini, bayilik sözleşmesinin üç yılın tamamlanmasından sonra feshedilmesi durumunda ise tüm bu bedellerin bayi tarafından nakden geri iadesinin kararlaştırıldığını, davalının ----- bedelli çeki ödememesi ve sözleşme gereği üzerine düşen edimlerini yerine getirmemiş olması nedeniyle -------ihtarnamesiyle sözleşmenin 12.maddesine dayalı olarak münhasır bayilik sözleşmesinin davalı yanca feshedildiği sonucu ihtar ve ihbar edildiğini, davalının sözleşme gereğince üzerine, düşen yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması ve sonucunda sözleşmenin feshedilmesi ile davalının, teşhir ürünlerinin değerinin yarısı olan --- ve % 5 ilave prim iskonto bedeli olan --- olmak üzere toplam --- borcunun doğduğunu, muaccel hale gelen ancak ödenmeyen bu alacağın tahsili için kapatılan ------ sayılı dosyasıyla icra takibine giriştiklerini, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itirazı üzerine, takibin durduğunu, itiraz dilekçesinin davacıya tebliğ edilmemesi nedeniyle ----- tarihinde haricen itirazı öğrendiklerini belirterek sonuçta, icra takibine vaki haksız itirazın iptaline ve % 40 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. SAVUNMA: Davalı vekili savunmasında özetle, davanın -----açılmış olması nedeniyle davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle görev itirazında bulunmuş, ayrıca aynı sözleşmeden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için müvekkili tarafından davacı aleyhine kapatılan ----- dosyasıyla icra takibine girişildiğini, itiraz üzerine kapatılan----- dosyasıyla itirazın iptali davası açtıklarını, davanın kabul edildiğini, bu kararın karşı tarafça temyiz edildiğini, ancak taraflar arasında yapılan protokol gereğince davacının temyiz hakkından feragat ettiğini, kararın kesinleştiğini, bu davada da davacının davalıya karşı yaptığı icra takibinde aynı sözleşmeye dayandığını, her iki takibin aynı sözleşme ilişkisinden kaynaklandığını, kendilerince açılmış olan itirazın iptali davasında yapılan bilirkişi incelenmesinde karşı taraftan ---- alacaklı olduklarının belirlendiğini ve bunun kesin hüküm haline geldiğini, HMK.'nın 114. maddesi uyarınca kesin hüküm bulunmamasının dava şartı niteliğinde olup iş bu davada dava şartının mevcut olmadığını, bu nedenle davanın usulde...