KARAR TARİHİ : 01/02/2018 (Tefhim Tarihi) - 23/02/2018 (Yazılma Tarihi) Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılama sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya aralarındaki ticari ilişki gereğince mal sattığını, satılan mala istinaden 05/11/2014 tarihli 396297 nolu 13.013,15 TL bedelli faturanın düzenlendiğini ancak davalının fatura borcunu ödememesi üzerine aleyhine başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğinden bahisle itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; süresinde açılmamış davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, yetkili icra müdürlüğünün Ankara İcra Müdürlükleri ve mahkemeleri olduğunu, yetki itirazının kabulüne karar verilmesini, davacının ileri sürdüğü fatura ve içerik ile müvekkili arasında hiç bir...
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/9 Esas KARAR NO : 2018/124 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 06/01/2016 KARAR TARİHİ : 01/02/2018 (Tefhim Tarihi) - 23/02/2018 (Yazılma Tarihi) Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılama sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya aralarındaki ticari ilişki gereğince mal sattığını, satılan mala istinaden 05/11/2014 tarihli 396297 nolu 13.013,15 TL bedelli faturanın düzenlendiğini ancak davalının fatura borcunu ödememesi üzerine aleyhine başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğinden bahisle itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; süresinde açılmamış davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, yetkili icra müdürlüğünün Ankara İcra Müdürlükleri ve mahkemeleri olduğunu, yetki itirazının kabulüne karar verilmesini, davacının ileri sürdüğü fatura ve içerik ile müvekkili arasında hiç bir mal satışının olmadığını, müvekkilinin ticari kayıtlarında konu edilen faturalara ilişkin hiçbir kaydın olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlekte değerlendirildiğinde; talebin ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebi olduğu, davalı tarafça taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığından ve takibin başlatıldığı icra dairesinin yetkisiz olduğundan bahisle itiraz edildiği, davacı tarafça itirazın iptaline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı tarafça her ne kadar icra dairesinin ve Mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de; takibin fatura alacağına dayanması nedeniyle para borcu bakımından davacının şirket merkezinin bulunduğu yer itibariyle mahkememizin ve icra dairesinin yetkili olduğu, bununla birlikte davalı tarafça taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığının savunulması nedeniyle yetki itirazının davanın esasına girilmek suretiyle taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığının saptanması neticesinde karara bağlanması gerektiğinden yetkiye ilişkin karar verilmeyerek yargılamaya devam olunmuştur. Yargılama sırasında davacı vekili olarak davayı açan vekil tarafından davacı şirketin sicil kaydının kapatıldığı bildirilmiş ve ekli olarak sunulan Ticaret Sicil kaydından davacı şirketin tasfiye sürecine girdiği ve tasfiyenin sonlandırılması ile sicil kaydının kapatıldığı görülmüştür. HMK'nın 114.maddesinde dava şartları belirlenmiş ve dava ehliyeti dava şartı olarak düzenlenmiş, 115.maddesinde de dava şartının bulunmaması halinde davanın usulden reddedileceği hükmüne yer verilmiştir. Eldeki davamız bakımından davacı şirketin yargılama sırasında sicil kaydının kapatıldığı ve bu hali ile aktif dava ehliyetinin son bulduğu anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği yönünde oluşan tam ve bağımsız vicdani kanaat ile aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-D...