Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2017/1033 · K. 2018/132
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2017/1033 K. 2018/132

E. 2017/1033K. 2018/1327 Şubat 2018
terekeanonim şirkettespit davasımiras payıtemsilci atanmasıveraset ilamı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülen Anonim Şirket Ortaklığının Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının muris ---'ın oğlu ve mirasçısı olduğunu, murisin ölümünden önce 1950'li yıllarda davalı bankanın tedavüle konulan hisse senetlerinden bir adedini satın aldığını, bu nedenle pay sahibi defterinin --- no'sunda kayıtlığı olduğunu, yaptıkları araştırmada 31/12/2014 tarihine kadar kaydileştirilmeyen hisse senetleri sahiplerinin ortaklıklarının sone erdiğini öğrendiklerini, davalı bankanın hisse senetlerinin izlenmeye başladığı tarih olan 2007 yılından 2014 sonuna kadar senetlere ulaşması konusunda bir işlem yapmadığı, nüfus kayıt örneklerinden pay sahiplerine ulaşmanın kolayca mümkün olduğu, murisin ortaklık hakkının kaybettirilmesinin Medeni Kanunda açıklanan dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu bildirmiş, davacının davalı şirketin pay...

Karar Metni

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/1033 Esas KARAR NO : 2018/132

DAVA : Anonim Şirket Ortaklığının Tespiti DAVA TARİHİ : 31/08/2015 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 08/02/2018

Mahkememizde görülen Anonim Şirket Ortaklığının Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının muris ---'ın oğlu ve mirasçısı olduğunu, murisin ölümünden önce 1950'li yıllarda davalı bankanın tedavüle konulan hisse senetlerinden bir adedini satın aldığını, bu nedenle pay sahibi defterinin --- no'sunda kayıtlığı olduğunu, yaptıkları araştırmada 31/12/2014 tarihine kadar kaydileştirilmeyen hisse senetleri sahiplerinin ortaklıklarının sone erdiğini öğrendiklerini, davalı bankanın hisse senetlerinin izlenmeye başladığı tarih olan 2007 yılından 2014 sonuna kadar senetlere ulaşması konusunda bir işlem yapmadığı, nüfus kayıt örneklerinden pay sahiplerine ulaşmanın kolayca mümkün olduğu, murisin ortaklık hakkının kaybettirilmesinin Medeni Kanunda açıklanan dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu bildirmiş, davacının davalı şirketin pay sahipleri defterinin --- no'sunda kayıtlı muris ---'ın mirasçısı olarak ortak olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın İstanbul Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacının murisi tarafından alınmış 1 TL numune değerli hissenin bulunduğunu, 2499 sayılı SPK'nun 4487 sayılı yasa ile eklenen hüküm gereği, sermaye piyasası araçları ve bunlara ilişkin hakların MKK tarafından izlendiğini, yasa hükmü gereği izlemenin başladığı tarihten 7 yıl sonrasına kadar teslim edilmeyen hisse senetlerinin ihraççıya kanunen intikal ettiğini, buna göre yasal mevzuat gereği davacının murisi adına kayıtlı olarak hissenin kaydileştirilmemesi nedeniyle YTM'ye intikal edip murisin ortaklık hakkının sona erdiğini, yasal bir zorunluk bulunmamasına rağmen ----Gazetelerde kaydileştirme için duyurular yapıldığını, işlemlerin yasal mevzuata uygun yapıldığını bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, davacının murisinin davalı banka tarafından tedavüle sokulan hisse senedini satın alması sonrasında kaydileştirme işleminin yapılmadığı gerekçesi ile 31/12/2014 tarihi itibariyle hisse senedinden doğan haklarının ve ortaklığının sona erdirilmesinin yasa ve hakkaniyete aykırı olduğu iddiası ile davacının, pay sahibi murisin mirasçısı sıfatıyla davalı şirketin ortağı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bir mal veya hak üzerinde el birliği mülkiyeti devam ettiği sürece mirasçıların terekeyi ilgilendiren konularda miras payına ilişkin doğrudan talepte bulunabilmeleri HMK'nun 702. maddesi hükmü karşısında mümkün değildir. Bir mirasçının kendine payına yönelik olarak açtığı dava tereke adına açılmış da sayılamaz. Bu nedenle terekeye temsilci atanması suretiyle davaya devam edilmesi de mümkün değildir. Somut davada pay sahibi davacının murisi olup, davacı mirasçı sıfatına ba...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2017/1009 · K. 2018/1213

18 Aralık 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2017/513 · K. 2018/1080

30 Ekim 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2017/1393 · K. 2018/225

8 Mart 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2017/1059 · K. 2018/177

23 Şubat 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2017/870 · K. 2018/1301

11 Aralık 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2017/1334 · K. 2018/594

3 Temmuz 2018