DAVA : Maddi Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/09/2014 BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2016/1385 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVA: Manevi Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 19/12/2016 BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2017/153 ESAS SAYILI DOSYASINDA: DAVA : Maddi Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/02/2017 KARAR TARİHİ : 24/10/2018 Mahkememizde görülmekte olan Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda DAVA: Davacılar vekili asıl dava dosyasındaki dava dilekçesinde; davacı ..... günü davalı şirketin işletmesindeki özel hastanede .....adlı bebeği dünyaya getirdiğini, doğumun gece saat 03:00'da hemşireler tarafından gerçekleştirildiğini, doğumdan yaklaşık bir...
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/446 Esas KARAR NO : 2018/1018 DAVA : Maddi Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/09/2014 BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2016/1385 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVA: Manevi Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 19/12/2016 BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2017/153 ESAS SAYILI DOSYASINDA: DAVA : Maddi Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/02/2017 KARAR TARİHİ : 24/10/2018 Mahkememizde görülmekte olan Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda DAVA: Davacılar vekili asıl dava dosyasındaki dava dilekçesinde; davacı ..... günü davalı şirketin işletmesindeki özel hastanede .....adlı bebeği dünyaya getirdiğini, doğumun gece saat 03:00'da hemşireler tarafından gerçekleştirildiğini, doğumdan yaklaşık bir saat sonra bebeği muayene eden davalı hekimin bebeğin zatürre olduğunu ve boğazının balgamla dolu olduğunu, bu nedenle yirmi sekiz gün küvezde kalması gerektiğini söyleyerek bebeği küveze aldığını, yirmi sekiz günün sonrasında bebeğin küvezden çıkarıldığını, hastane odasında anne ve baba ile birlikte iki gün kaldıktan sonra bebeğin taburcu edildiğini, iki gün boyunca bebeğin gözlerinde sürekli bir çapaklanma ve sulanma olduğunu gören müvekkillerinin durumu davalı hekime bildirdiklerini, davalı hekimin bu durumun normal olduğunu söylediğini, müvekkillerinin eve dönüşünden bir müddet sonra bebeğin gözlerinin görmediğini farketmeleri üzerine 14/04/2009 tarihinde muayene için doğumun yapıldığı hastaneye götürdüklerini, muayene sonunda bebeğin katarakt olduğunu söylediklerini, bu teşhisten ikna olmayan müvekkillerinin başkaca hastanelere ve hekimlere bebeği muayeneye götürdüklerini, buralarda yapılan teşhislerle bebeğin küvezde kaldığı süre boyunca aldığı yüksek ışığa bağlı olarak pramatüre bebeklerin sık karşılaştıkları göz sorunu pramatürelik retinopatisi (rop) sonucunda görme yeteneğini kaybettiğini, bu rahatsızlığın olup olmadığının tespiti için ilk dört ila altı hafta arasında bir göz hekimi muayenesinin yapılması gerektiğini, erken teşhis halinde hastalığın tedavisinin mümkün olduğunu, ancak geç kalınması nedeniyle tedavisinin mümkün olmadığını öğrendiklerini, bebekteki körlüğün davalıların kusuru neticesinde oluştuğunu, davacıların bu haberle yıkıldıklarını ve bu üzüntünün etkisi altında yaşadıklarını, umutsuz şekilde çare aramaya devam ettiklerini, tıp eğitimi almayan sıradan ilgili bir kişinin dahi internetten bilgi alma suretiyle bebeğin göz muayenesi yapılması gerektiği bilgisine ulaşabileceğini, davalıların ihmallerinin bu nedenle kabul edilebilir bir yanının bulunmadığını bildirmiş, bebeğin uzuv kaybı nedeniyle maruz kalınan maddi zarar ve tedavisi için yapılan ve devam eden harcamalar nedeniyle oluşan zarar için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik ...