Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine, davalı banka tarafından İstanbul Anadolu ---------------.İcra Müdürlüğünün 2016/14131 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının hukuk dışı borç yüklenmek suretiyle haciz tehdidi altında banka hesaplarına kendisinin ve oğlunun çeşitli mallarına haciz konması sebebi ile ödeme yapmak zorunda bırakıldığını,----------------------------.'nin kullanmış olduğu banka kredisinde, davacının kefil olduğundan bahisle icra takibinde borçlu olarak gösterilerek takip başlatıldığını, ancak davacının takibe konu borcu doğuran kredi sözleşmesine taraf olmadığını, dava dışı şirketin taraf olduğu birden fazla kredi sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmelerin ilki olan 2007 düzenleme tarihli olanda...
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/1279 Esas KARAR NO : 2018/1007
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/11/2016 KARAR TARİHİ : 23/10/2018
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine, davalı banka tarafından İstanbul Anadolu ---------------.İcra Müdürlüğünün 2016/14131 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının hukuk dışı borç yüklenmek suretiyle haciz tehdidi altında banka hesaplarına kendisinin ve oğlunun çeşitli mallarına haciz konması sebebi ile ödeme yapmak zorunda bırakıldığını,----------------------------.'nin kullanmış olduğu banka kredisinde, davacının kefil olduğundan bahisle icra takibinde borçlu olarak gösterilerek takip başlatıldığını, ancak davacının takibe konu borcu doğuran kredi sözleşmesine taraf olmadığını, dava dışı şirketin taraf olduğu birden fazla kredi sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmelerin ilki olan 2007 düzenleme tarihli olanda davacının imzasının bulunduğunu, takibe konu borcu doğuran ve sonradan düzenlenen kredi sözleşmesinde davacının taraf olmadığını, imzasının bulunmadığını, ikinci (2010 tarihli), üçüncü (2014 tarihli) yada dördüncü (2015 tarihli) kredi sözleşmesi ile asıl borçluya verildiğini, icra takibi ile asıl borçluya yüklenen borcun davacı tarafından imzalanmış kredi sözleşmesinden sonraki sözleşmelerden kaynaklı ödemelere ilişkin olduğunu, zaten taraflarına keşide edilen hesap kat ihtarında temerrüt tarihinin 10.05.2016 olduğunun görüldüğünü yani ilk kredi sözleşmesi kapsamında hiç borç kalmamış iken yeni sözleşmeler aktedildiğini ve bu yeni sözleşmelere göre asıl borçluya yeni kredi tahsislerinin yapıldığını, bu yeni sözleşmelerde davacının ve oğlunun kefaletinin bulunmadığını, davacının önceki tarihli imzalamış olduğu ve borca esas olmayan kredi sözleşmesinin takibe dayanak gösterildiğini, davacının imzasının bulunmadığı geçerli olan kredi sözleşmesinden kaynaklı borç ilişkisi, sanki önceki tarihli sözleşmeden kaynaklanıyormuş gibi işlem yapılarak icra takibi başlatıldığını, davacının borçlu şirketteki hisselerini Bursa ----------. Noterliğinin 29.04.2010 tarihli, ---------sayı ile tasdikli hisse devir sözleşmesi ile devrettiğini, bu hususun, 18.05.2010 tarihli, 7566 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanarak ilan edildiğini. dolayısı ile müvekkilinin işbu tarihten sonra, kişisel borçları haricinde, şirket ile ilgili borçlardan sorumluluğunun bulunmadığını takibe konu borcun doğumunun 5 yıl, muacceliyet tarihinin ise işbu devirden 6 yıl sonraya dayandığını, davalının kefil olduğu sözleşmeden kaynaklı tahsis ettiği bir kredi sebebi ile alacağı söz konusu değilken, sonradan yaptığı bir sözleşmeden alacağını haksız olarak ilk sözleşmeye dayanarak yansıtmasının ve icra takibi başlatmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile tahsil harcı dahil dosya borcuna ilişkin ...