Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 22/04/2014 tarihli dava dilekçesi ile özetle; Davalı ... ile, müvekkili şirket arasında imzalanan 24/09/2009 - 21/12/2009 ve 02/02/2010 tarihli sözleşmeler sürecinde 5510 sayılı yasada yapılan değişilik, davalı tarafından yanlış yorumlandığını ve değişik zamanlarda ki istihkaklarda haksız kesintiler yapıldığını, oysaki 01/10/2008 tarihinde 5510 sayılı yasanın 81.maddesine eklenen bende göre sigorta primlerini düzenli ödeyen ve sigortasız işçi çalıştırmayan işverenleri teşvik etmek amacı ile belirtilen vasıflara ait işverenlerin sigorta prim oranın %5 lik kısmının hazinece karşılanacağı belirtildiğini, müvekkili şirket bu yasal hakkını kullanmış ve hazinenin karşılayacağı indirimden faydalandığını, ancak davalı idare hazinece karşılanan bu yasal...
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/1069 KARAR NO : 2018/427 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 28/10/2015 KARAR TARİHİ: 15/05/2018 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 22/04/2014 tarihli dava dilekçesi ile özetle; Davalı ... ile, müvekkili şirket arasında imzalanan 24/09/2009 - 21/12/2009 ve 02/02/2010 tarihli sözleşmeler sürecinde 5510 sayılı yasada yapılan değişilik, davalı tarafından yanlış yorumlandığını ve değişik zamanlarda ki istihkaklarda haksız kesintiler yapıldığını, oysaki 01/10/2008 tarihinde 5510 sayılı yasanın 81.maddesine eklenen bende göre sigorta primlerini düzenli ödeyen ve sigortasız işçi çalıştırmayan işverenleri teşvik etmek amacı ile belirtilen vasıflara ait işverenlerin sigorta prim oranın %5 lik kısmının hazinece karşılanacağı belirtildiğini, müvekkili şirket bu yasal hakkını kullanmış ve hazinenin karşılayacağı indirimden faydalandığını, ancak davalı idare hazinece karşılanan bu yasal hakkı istihkaklardan düşerek davacıya eksik ödeme yaptığını, oysa davacı müvekkili 5510 sayılı kanun gereğince yapılan indirimleri davalı idareden almış olduğunu, hazinenin karşılamış olduğu indirim söz konusu olduğunu, müvekkilinin yaptığı bu işlem ne sözleşmede geçen fiyat farkı talebi, ne de idareden alacağı sözleşme bedeline ek bir talep olduğunu, sadece sigorta ödemelerinde devletin sağladığı ek bir katkı olduğunu, sigorta primlerini ödemeyi üstlenmiş olan müvekkili, kendi sorumluluğunu yerine getirirken ve bu arada hazinenin sağladığı bu katkıdan da yararlanırken bu katkının idareye geçirilmesi yerinde olmadığını, çünkü müvekkilinin sağladığı bu katkı nedeniyle davalı idarenin sorumluluğu artığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirketin istihkaklarından haksız olarak kesilen toplam110.896,47 TL alacağın kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 27/052014 cevap dilekçesinde özetle; Davacılar hak edişlere karşı süresinde ve usulüne uygun itirazlarda bulunmadığını, bu halde sonradan hak edişe ilişkin hususları dava konusu edemeyeceklerinden davanın bu nedenle reddi gerekli olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunun md.193 (H.U.M.K.md.287)'de ifade edilen delil sözleşmesi niteliğinde olan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi 42.maddesi uyarınca yüklenicinin hak edişlere karşı itirazı olduğu taktirde bu itirazını ileri sürmesi için gerekli süre ve usul düzenlendiğini, davacılar Genel Şartname'nin 42.maddesinde açıklanan sürede ve usule uygun olarak hak edişlere itirazlarda bulunmadığını, bu halde davacılar hak edişi olduğu gibi kabul ettiklerinden dava konusu hak edişe ilişkin huzurda görülmekte olan dava ile sonradan hak talebinde bulunamayacaklarını, gerek Temizlik İşleri Müdürlüğü gerekse Mali İşler Müdürlüğü'nün yazıl...