DAVA : Markaya Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 12/04/2018 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan markanın hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılama sonucunda; TALEP / Davacı-birleşen davalı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; "......" markasının 2011 yılı sonundan itibaren müvekkili tarafından ...... yer alan işletmelerde hizmet markası olarak kullanıldığını, davalının ise 2013 yılında ......." ve ........ markalarını kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin ........" markası üzerinde 556 sayılı KHK'nın 8/3.maddesi uyarınca gerçek hak sahibi olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin ....... bulunan ........" markasını 2011 yılından bu yana kullandığı işletmesine yaklaşık 100 metre yakınlıkta kullandığını, davalının müvekkilinin markasal kullanımından haberdar olmasına rağmen marka tescil başvurusunda bulunmasının kötü...
T.C. İstanbul Anadolu FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2017/287 Esas KARAR NO : 2018/135
DAVA : Marka Hükümsüzlüğü BİRLEŞEN DAVA : Markaya Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 12/04/2018
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan markanın hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılama sonucunda; TALEP / Davacı-birleşen davalı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; "......" markasının 2011 yılı sonundan itibaren müvekkili tarafından ...... yer alan işletmelerde hizmet markası olarak kullanıldığını, davalının ise 2013 yılında ......." ve ........ markalarını kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin ........" markası üzerinde 556 sayılı KHK'nın 8/3.maddesi uyarınca gerçek hak sahibi olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin ....... bulunan ........" markasını 2011 yılından bu yana kullandığı işletmesine yaklaşık 100 metre yakınlıkta kullandığını, davalının müvekkilinin markasal kullanımından haberdar olmasına rağmen marka tescil başvurusunda bulunmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davalı markasının bütün olarak .........." şeklinde algılanacağını ve verilen hizmetin menşeini ve niteliğini....... olan bir ........ gibi göstermesinin 556 sayılı KHK'nın 7/1-f maddesi uyarınca yanıltıcı olduğunu, bu sebeplerle davalı adına tescilli ........... nolu ............" ve ........ nolu ........." markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, ayrıca müvekkilinin markasal kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil etmediğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVAYA CEVAP / Davalı-birleşen davacı vekili esas davada cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkilinin, ........ adresindeki taşınmazın maliki olduğunu, bu adreste ........... yıldır "............." marka ve tabelalarını kullandığını, bu durumu adada yaşayan herkesin bildiğini, .......... markasının müvekkile ait işyeri ile özdeşleştiğini, İstanbul'un her yerinden bu marka ve işyerinin yaygın ve seçkin müşterisi bulunduğunu, müvekkili markalarının 2013 yılında tescil edildiğini, davacının müvekkil ile aynı cadde üzerinde, müvekkilin işyerine yaklaşık 30 metre mesafede aynı iş kolunda işyeri işletmekte olup müvekkilinin marka ve kalitesine alışan yoğun müşteri potansiyelinden haksız kazanç elde etmek için müvekkilinin markasını kullanmaya başladığını, müvekkilinin sözlü tüm uyarılarına rağmen davacının her defasında "biz komşuyuz, esnafız, dava açmayın ben tabelamı değiştireceğim" vb. şekilde beyanlarla müvekkili sürekli oyaladığını, davacıya hitaben Bakırköy......... Noterliği 11.03.2015 tarih ve....... yevmiye no.lu ihtarname gönderildiğini, ardından....... Cumhuriyet Başsavcılığının .......... soruşturma sayılı dosyası ile davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, MarKHK m.74 uyarınca marka hakkına tecavüz olmadığına dair davanın açılabilmesi için davacının öncelikle tescilli marka sahibi olan müvekkile noter kanalıyla görüşünü sorması ve bir ay bekledikten sonra buna dair davayı açması...