Mahkememizde görülmekte olan İflas (İflasın Ertelenmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin tescilli sermayesinin 3.500.000,00 TL olduğunu, sermaye taahhütlerinden dolayı ortakların borçlarının bulunmadığını, sermayenin tamamının --------e ait olduğunu, şirketin -- hammadde ithalatı ve boya sektöründe faaliyet gösterdiğini, vermiş olduğu hizmetler ile Türkiyenin en büyük kimyasal madde ithalatçılarından biri olduğunu, 2000 yılı devalüasyonunun ardından firmanın ciddi bir kur farkı zararına maruz kaldığını ve küçülmeye gittiğini, firmanın 2010 yılında ithalatına başlamış olduğu bakalit baskı tozunu kendi bünyesinde kullandığını, mutfak sektörüne adım attığını, 2011 ve 2012 senelerinin tesis makine ve ekipman yatırım yılları olduğunu, yatırım yapılmış olan tesislerde aylık 180 ton bakalit baskı...
T.C. İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
ESAS NO : 2016/1364 Esas KARAR NO : 2018/1301
DAVA : İflas (İflasın Ertelenmesi) DAVA TARİHİ : 07/11/2012 KARAR TARİHİ : 26/12/2018
Mahkememizde görülmekte olan İflas (İflasın Ertelenmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin tescilli sermayesinin 3.500.000,00 TL olduğunu, sermaye taahhütlerinden dolayı ortakların borçlarının bulunmadığını, sermayenin tamamının --------e ait olduğunu, şirketin -- hammadde ithalatı ve boya sektöründe faaliyet gösterdiğini, vermiş olduğu hizmetler ile Türkiyenin en büyük kimyasal madde ithalatçılarından biri olduğunu, 2000 yılı devalüasyonunun ardından firmanın ciddi bir kur farkı zararına maruz kaldığını ve küçülmeye gittiğini, firmanın 2010 yılında ithalatına başlamış olduğu bakalit baskı tozunu kendi bünyesinde kullandığını, mutfak sektörüne adım attığını, 2011 ve 2012 senelerinin tesis makine ve ekipman yatırım yılları olduğunu, yatırım yapılmış olan tesislerde aylık 180 ton bakalit baskı tozu üretiminin yapılabildiğini, işletmede ortalama 60 personel çalıştığını, şirketin satış sorunu bulunmadığını, satışların artmış olduğunu ve işletmenin her geçen yıl pazar payının büyüdüğünü, işletmenin aktifinde kayıtlı 8 adet gayrimenkulünün bulunduğunu, aktifte kayıtlı patentlerin bulunduğunu, 30.09.2012 tarihi itibariyle TTK'nın 377. maddesi uyarınca şirket aktiflerinin satış fiyatı esasına göre değerlendirilmesi durumunda öz sermayesini yitirdiğinin ve borca batık durumda olduğunun tespit edildiğini, şirketin kaydi değerlere göre özvarlık tutarının 422.110,41 TL ve rayiç değerlere göre özvarlık tutarının 819.694,87 TL olduğunu ileri sürerek, şirketin iflasının bir yıl süreyle ertelenmesini talep ve dava etmiştir. MÜDAHİL İSTEMLERİ : Müdahiller vekilleri, iyileştirme projesinin inandırıcı olmadığını savunarak, şirketin iflasına karar verilmesini istemişlerdir. DAVANIN AŞAMALARI: İLK KARAR: Mahkememizce 24/10/2013 tarih, ----Esas, ----- Karar sayılı ilamındaki "iddia, müdahil beyanları, bilirkişi ve kayyım raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin rayiç bedellere göre borca batıklığının devam ettiği, sermaye artışına ilişkin tescil işlemlerinin yerine getirildiği, sermaye ödemelerinin yapıldığı, davacı şirketin ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, davacı şirketin yevmiye defterini kayıp ettiğini beyan ettiği, ancak buna ilişkin zayi raporu ya da mahkeme kararı dosyaya sunmadığı, iyileştirme projesinde 1.500.000,00 TL net kârın öngörüldüğünü, şirketin geçmiş yıl kârlılık tutarları ve hali hazırdaki kârlılık tutarları gözönüne alındığında, iyileştirme projesinde ön görülen bu kârlılık oranının gerçekleşmesinin mümkün olmadığı, davacıya ait ticari defterlerin sunulmadığı, revize iyileştirme projesinde öngörülen kârlılık tutarlarının fazla iyimser ve gerçekleşmesi son derece güç olduğu, projekte edilen satış hedeflerinden ciddi sapma olduğu, şirketin satışlar yönün...