DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu şirketin müvekkiline olan borcu ile 2 ayrı icra takibi başlattıklarını, TTK gereğince şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi için borç ve alacaklarının sona ermiş olması gerektiğini, tasfiyenin sona ermesi halinde davalı şirketin tüzel kişiliğinin de sona ereceğini, dava-icra takiplerinde ki husumet sıfatının da kalmayacağını, tasfiye işlemlerinin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesi gerektiğini,yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü ile borçlu şirket hakkında iflasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraf usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz etmemekle davalı vekilinin ileriki aşamalarda davaya sunmuş olduğu beyan dilekçesinde; müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkil şirket 2014 yılının ikinci yarısında işyerini kapattığını ve...
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/433 KARAR NO : 2018/1153
DAVA : İflas (İflasın Açılması) DAVA TARİHİ : 06/05/2017 KARAR TARİHİ : 26/12/2018 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2019
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu şirketin müvekkiline olan borcu ile 2 ayrı icra takibi başlattıklarını, TTK gereğince şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi için borç ve alacaklarının sona ermiş olması gerektiğini, tasfiyenin sona ermesi halinde davalı şirketin tüzel kişiliğinin de sona ereceğini, dava-icra takiplerinde ki husumet sıfatının da kalmayacağını, tasfiye işlemlerinin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesi gerektiğini,yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü ile borçlu şirket hakkında iflasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraf usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz etmemekle davalı vekilinin ileriki aşamalarda davaya sunmuş olduğu beyan dilekçesinde; müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkil şirket 2014 yılının ikinci yarısında işyerini kapattığını ve 08.12.2014 günü tasfiye kararı alarak tasfiye sürecine girdiğini, bu durumun şirketin unvanından da açıkça görüldüğünü, ayrıca hem icra dosyasında hem de dava dosyasında bulunan ticaret sicil kayıtlarında da şirketin tasfiye halinde olduğu ve tasfiye memurunun da "..." olduğunun açıkça belirtildiğini, şirketi temsile yetkili kişi tasfiye memeru olduğunu ve tebligatların tasfiye memuruna yapılması hukuken sorunlu olduğunu, Yargıtay kararlarında da bu husus açıkça belirtildiğini, buna rağmen hem icra dosyasında hem de bu davada tebligatların usulsüz olarak şirket merkezine tebligat kanunu 35. Maddeye göre yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyası celbedilmekle, alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 30.000,00-Tl asıl alacak ve 7.719,67-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.719,67-TL bedelli takip talebinde bulunulduğu, takipte ödeme emrinin düzenlendiği, örnek no 12 ödeme emrinin ...'ne 27/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 09/04/2018 tarihinde takibe itiraz ettiği, yasal süre içerisinde yapılmayan borca itirazın reddine karar verildiği, Büyükçekmece .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyasında yapılan şikayetin kabulüne karar verildiği, davalının öğrenme tarihinin 31/03/2018 tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiği, borçlu vekilinin takibin durdurulmasını talep ettiği, icra takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşıldı. İflas avansının yatırılması ile gerekli ilanların yapıldığı, gazete nüshalarının mahkememiz dosyası içerisinde olduğu görülmüştür. Dava, ...nun 173 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılmış kesinleşmiş iflas yoluyla takipten dolayı takip borçlusu davalı şirketin iflasına ilişkin olarak açılmıştır. Davalı taraf, Büyükçekmece .....İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasında öde...