Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; taraflar arasında 2000 yılından itibaren devam eden bir bayilik ilişkisinin bulunduğunu, davalı şirketin belirsiz süreli sözleşmeyi tek taraflı olarak herhangi bir haklı nedene dayanmadan ve kanunda yer alan ve kamu düzeninden sayılan 3 aylık ihbar öneline uymaksızın feshettiğini, müvekkilinin sözleşme gereği bir kusurunun bulunmadığını, davalı şirketin sözleşmenin haksız feshinden sonra müvekkilinin kazandırdığı müşterilerden önemli menfaatler elde ettiğini ve müvekkilinin yerine başka bir şirketi bayi olarak atadığını, müvekkilinin tanınırlığının davalı şirketin marka değerine yansıdığını ve marka değerini yükselttiğini, müvekkili şirketin yıllık cirosunun ortalama %45,35'ini davalı şirket ile 15 yıldır devam eden...
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/663 Esas KARAR NO : 2018/641
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 17/06/2016 KARAR TARİHİ : 07/06/2018
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; taraflar arasında 2000 yılından itibaren devam eden bir bayilik ilişkisinin bulunduğunu, davalı şirketin belirsiz süreli sözleşmeyi tek taraflı olarak herhangi bir haklı nedene dayanmadan ve kanunda yer alan ve kamu düzeninden sayılan 3 aylık ihbar öneline uymaksızın feshettiğini, müvekkilinin sözleşme gereği bir kusurunun bulunmadığını, davalı şirketin sözleşmenin haksız feshinden sonra müvekkilinin kazandırdığı müşterilerden önemli menfaatler elde ettiğini ve müvekkilinin yerine başka bir şirketi bayi olarak atadığını, müvekkilinin tanınırlığının davalı şirketin marka değerine yansıdığını ve marka değerini yükselttiğini, müvekkili şirketin yıllık cirosunun ortalama %45,35'ini davalı şirket ile 15 yıldır devam eden bayilik ilişkisinden elde ettiğini, bu süre içerisinde davalı şirkete devamlı mal alan çok sayıda sürekli müşteri kazandırdığını, müvekkilinin bayilik ilişkisinin devam edeceği inancıyla davalı şirketin mallarının satışı ve tanıtımına münhasır yatırımlar yaptığını belirterek fazlaya ilişkin tüm hak ve alacak talepleri saklı kalmak kaydı ile HMK 107 maddesi kapsamında davalı şirket tarafından ödenmesi gereken denkleştirme tazminatının şimdilik 437.383,44-TL'sinin sözleşme ilişkisinin haksız ve hukuka aykırı olarak sona erdiği 31/12/2015 tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, davalı şirket ile bayilik ilişkisinden kaynaklanan ticari işleri yürütmek amacıyla bu ilişkinin devamına duyulan güven doğrultusunda 91.303,75-TL araç yatırımı, 85.333,00-TL personel gideri, 844.034,37-TL kooperatif hisse alımı, 100.000,00-TL kooperatif depo alanı masrafı yaptığını, bu zararların toplamının 1.120.671,12-TL olduğunu, sözleşmenin haksız ve usulsüz feshi sonucu atıl kalarak müvekkilini zarara uğratan yatırımların tazmini amacıyla şimdilik 1.120.671,12-TL maddi tazminatın sözleşmenin haksız ve usulsüz feshedildiği 31/12/2015 tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, sözleşmenin tek taraflı ve haksız feshinde tamamen kusursuz bulunan müvekkilinin uzun yıllar dürüst çalışmalarıyla ticari hayat içinde kazandığı güvenin bu haksız fesih ile zedelenmesi sebebiyle manevi tazminat olarak 30.000,00-TL'nin sözleşme ilişkisinin hkasız ve hukuka aykırı olarak sona erdiği 31/12/2015 tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile davalı şirketten tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; taraflar arasındaki ilişkinin mal alım satımına yönelik olduğunu, sözleşme feshinin hukuka ve tarafl...