DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/04/2018 KARAR TARİHİ : 13/02/2019 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, satın aldığı mal bedelleri sebebi ile müvekkili şirkete 12.090,02- TL borçlu olduğunu, 28 Şubat 2018 tarihinde yapılan ve dilekçesinin ekinde sunduğu hesap mutabakatı ile borcunu kabul ettiğini, borcun, faturaya müstenit olduğunu ve borçlunun hiçbir faturaya itiraz etmediğini, borçlu ile yapılan görüşmeler sonucu borç hala ödenmeyince bu borcunu ödemediği cihetle ... 33. İcra Müdürlüğü'nde ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu, borca ve yetkiye itiraz ettiğini, borcun, faturaya müstenit ve para borcu olduğunu, aralarında özel yetki sözleşmesi olmadığı cihetle alacaklının ikametgahı mahkemesinin de yetkili...
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/306 Esas KARAR NO : 2019/120
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/04/2018 KARAR TARİHİ : 13/02/2019
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, satın aldığı mal bedelleri sebebi ile müvekkili şirkete 12.090,02- TL borçlu olduğunu, 28 Şubat 2018 tarihinde yapılan ve dilekçesinin ekinde sunduğu hesap mutabakatı ile borcunu kabul ettiğini, borcun, faturaya müstenit olduğunu ve borçlunun hiçbir faturaya itiraz etmediğini, borçlu ile yapılan görüşmeler sonucu borç hala ödenmeyince bu borcunu ödemediği cihetle ... 33. İcra Müdürlüğü'nde ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu, borca ve yetkiye itiraz ettiğini, borcun, faturaya müstenit ve para borcu olduğunu, aralarında özel yetki sözleşmesi olmadığı cihetle alacaklının ikametgahı mahkemesinin de yetkili olduğunu, buna ilişkin Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2005/13542 K. sayılı kararını sunduğu, alacaklarının, fatura, irsaliye ve ticari defterleri ile ispat olunacağını belirterek, sonuç olarak; borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazının iptaline, takibin faiz, masraf ve %20 icra inkâr tazminatı ile devamına, masraf ve vekalet ücretinin borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yerleşim yerinin Gaziosmanpaşa olması nedeniyle icra dairesinin yetkisine itiraz ettiklerini, itirazın iptali davalarında yetkili mahkemenin, takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yerdeki mahkeme olduğunu, mahkemenin bulunduğu yerdeki icra takibinin ise usulüne uygun yapılmış olması gerektiğini, icra takibi, yetki yönünden usulüne uygun yapılmadığından mahkememizin de yetkili olmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, icra dosyasına yaptıkları itirazlarının haklı olduğunu, davacının aksi yönündeki iddia ve taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı yanca üzerinde mutabakata varılan bir borç/alacak bakiyesi belirlenmemiş iken, bir takım faturalar keserek doğrudan icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında yapılan iş ve ilgili konularda görüşmeler sürdürülmekte iken takip başlatılması ve müvekkili şirketin takibe bağlı harç ve masraflardan sorumlu tutulmasının haksız, ticari teamüllere ve usule aykırı olduğunu, üstelik takibe konu bir kısım faturalar müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, temerrüte düşürülmeden ve muaccel olmayan bir alacak iddiasıyla davacının müvekkili şirketten faiz talep etmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini bildirerek, sonuç olarak, her türlü karşı dava hakları saklı kalmak kaydıyla, iş bu haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden ...