Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. DAVA; Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde 01/07/2008 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, en son ücretinin 18.000,00 TL olduğunu, usulsüz olan bir takım kararların müvekkilince imzalanmaması üzerine iş akdine son verilmesine karar verildiğini ve iş akdinin 24.10.2013 tarihinde noter ihtarnamesi ile 4857 sayılı Kanunun 25. maddesi uyarınca davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatları ile çalıştığı süre boyunca fazla mesai, yıllık izin, genel tatil, hafta tatili ücretlerinin ve Ekim ayı ücretinin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL kıdem tazminatı,1.000 TL ihbar tazminatı, 1.000 TL yıllık izin ücreti, 1.000 TL fazla mesai ücreti, 1.000 TL ulusal bayram ve genel tatil ücreti,...
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2019/442 Esas KARAR NO :2021/805
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:06/11/2013 KARAR TARİHİ:16/11/2021 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. DAVA; Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde 01/07/2008 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, en son ücretinin 18.000,00 TL olduğunu, usulsüz olan bir takım kararların müvekkilince imzalanmaması üzerine iş akdine son verilmesine karar verildiğini ve iş akdinin 24.10.2013 tarihinde noter ihtarnamesi ile 4857 sayılı Kanunun 25. maddesi uyarınca davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatları ile çalıştığı süre boyunca fazla mesai, yıllık izin, genel tatil, hafta tatili ücretlerinin ve Ekim ayı ücretinin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL kıdem tazminatı,1.000 TL ihbar tazminatı, 1.000 TL yıllık izin ücreti, 1.000 TL fazla mesai ücreti, 1.000 TL ulusal bayram ve genel tatil ücreti, 1.000 TL hafta tatili ücreti, 18.000 TL ücret alacağı olmak üzere toplam 24.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA; Davalı vekili; davacının davalı işyerinde genel müdür olarak çalışmaya başladığını, davacının işveren vekili konumunda olduğunu, işveren vekillerinin kıdem, ihbar tazminatı ve fazla mesai taleplerinin kanuna ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, davacının davalı işverenin güvenini kötüye kullandığını, davalı işvereni maddi zarara uğrattığını ve feshin haklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkememizce verilen önceki kararımızda; İddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının davalı şirkette 100 pay hisse sahibi olduğu ve yönetici pozisyonunda genel müdür yardımcısı, genel müdür ve yönetim kurulu başkanı sıfatları ile çalıştığı, davacının davalı şirkette işveren vekili statüsünde bulunduğu, 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca işçi vasfını taşımadığı, davalı şirkette hissedar olan davacının aynı zamanda işçi sıfatı ile fazla mesai ve diğer taleplerinin değerlendirilme imkanının olmadığı, davacının yönetici sıfatı ile çalışma saatlerini kendisinin tespit etmesi nedeni ile fazla çalışma, hafta tatili ve yıllık izin ücretlerinin talebinin yerinde olmadığı, TTK 394. maddesi gereğince huzur hakkı veya ücretin ancak esas sözleşme veya genel kurul kararı ile verileceği, davacının maaş artışına ilişkin genel kurul kararı olmadığı, davacının iş akti işine özen göstermemesi ve mali hakları konusunda tek başına karar alması nedeniyle 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-e maddesi gereğince haklı nedenle fesh edildiğinden kıdem-ihbar tazminatı talep edemeyeceği, ücret alacağının bulunmadığı, davacının ticaret hukukuna dayalı alacak veya hak talebinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizce verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine mahkememizin 27/02/2017 ...