Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...nın eşi müvekkili ...'ın babası olan ...'nın koroner Sendrom tanısı ile davalı şirkete ait ... Hastanesinin Koroner Yoğun bakım ünitesine 26/01/2011 tarihinde yatırıldığını ve davalı ... 'in de hasta doktoru olduğunu hastanın 31/01/2011 günü sabahı vefat ettiğini hasta dosyasındaki 31/01/2011 kayıt tarihli mortalitte/exitus (ölüm) raporuna göre hastaya subakut miyokart enfarktüsü tanısı konduğunu, raporun kılinikseyir ve ilaçlar başlıklı bölümünde "hastanın yatışının 2.günü Perikardiyal frotman sesi (kalp zarının sürtünmesi nedeniyle yaptığı ses ) duyuldu bunu takiben yapılan ekokardiyografik analizde ejeksiyon fraksiyonu %40 (kalbin kendisine gelen kanı ne kadarını pompaladığını gösteren değer olup normalde %60-65) sol ventrikül (kalbin...
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/304 Esas KARAR NO : 2019/269 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ: 31/01/2012 KARAR TARİHİ: 25/03/2019 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...nın eşi müvekkili ...'ın babası olan ...'nın koroner Sendrom tanısı ile davalı şirkete ait ... Hastanesinin Koroner Yoğun bakım ünitesine 26/01/2011 tarihinde yatırıldığını ve davalı ... 'in de hasta doktoru olduğunu hastanın 31/01/2011 günü sabahı vefat ettiğini hasta dosyasındaki 31/01/2011 kayıt tarihli mortalitte/exitus (ölüm) raporuna göre hastaya subakut miyokart enfarktüsü tanısı konduğunu, raporun kılinikseyir ve ilaçlar başlıklı bölümünde "hastanın yatışının 2.günü Perikardiyal frotman sesi (kalp zarının sürtünmesi nedeniyle yaptığı ses ) duyuldu bunu takiben yapılan ekokardiyografik analizde ejeksiyon fraksiyonu %40 (kalbin kendisine gelen kanı ne kadarını pompaladığını gösteren değer olup normalde %60-65) sol ventrikül (kalbin kanı esas pompalayan bölümü) bölgesel duvar hareket bozukluğu, inferior bölgede hipokinezi(kalbin uç bölgesinde hiçbir hareket olmadığı ) saptandığı pulmoner arter basıncı normal, sol ventrikül hipertrofisi (kalpte yetmezliğe bağlı olarak büğüm) mevcuttu." şeklinde semptomların açıkca saptandığını bu semptomlara göre hastanın tıbben öldüğünü yada ölmek üzere olduğunu fakat raporun devamında aynı gün hastanın durumunun hiç de raporun ilk bölümünde olduğu gibi vahim olmadığını ve endişe edecek bir halin bulunmadığının anlaşıldığını raporun devamındaki"hastanın eski elektrogramları değerlendirilidiğinde ciddi bir fark olduğu görüldü ve hastanın yatışının ikinci günü asemptomatik olması,herhangi bir aritmi,yetmezlik bulguları görülmemesi üzerine subakut koroner sendromlu hastada miyokart perfüzyon sintigrafisi iskemik araştırması kararı verildi.28/01/2011 tarihinde yapılan dipiri damolli singirafik analizde inferior bölgede geniş sıkar görüldü.Bunun üzerine hastaya herhangi bir müdahale planlanmadı" şeklindeki ifadelerin raporun önceki kısmı ile açıkca çelişkili olarak bu kez semptom olmadığı şeklinde bir tespit yapıldığını davalı doktor tarafından düzenlenen rapordaki kalp zarının sürtünmesi, kalbin kanı pompalama değerlerinin çok düşmesi,kalbin bir bölümünde hareket olmaması,sintigrafi sonucu kalbin uç kısmında geniş bir bölgede sıkar görülmesi bir arada düşünüldüğünde tıp bilimi kurallarına göre davalının müteveffa ...'ya sintigrafi sonrası anjiyografi ile lüzumlu araştırmalar yapması gerekirken bunu uygulamayarak müvekkillerinin murisinin belkide ölmesine neden olduğunu eğer anjiyografi yapılmış olsaydı semptomların nereden kaynaklandığı ve kalpteki damarların durumunun ortaya çıkacağını ve ölümün engellenebileceğini davalının hasta yakınlarının anjiyografi yapılmasına ilişkin taleplerini de geçiştirdiğini ve dikkate almadığını, davalı doktorun ölüm sonrası raporu düzenlerken kusurunu gizlemeye yönelik olarak tanzim...