Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/707 K. 2018/1089

E. 2018/707K. 2018/108929 Kasım 2018
istirdaticra takibiiadeihtiyati hacizkayyım atanmasımenfi tespitmuvazaaödeme emrisıra cetveliboşanmayasal sürehaciz
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacılar vekili özetle; tarafların davacı şirketin ortağı olduklarını, davalı tarafından davacı şirket aleyhine 08/10/2003 tarihli protokole istinaden daha önce Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı icra takibi yapıldığı halde Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini ve müvekkili şirketten çok büyük tahsilatlar yapıldığını, ödeme emri ve diğer tebligatların usulsüz yapıldığını, alacaklı vekili olarak görünen .... 'in aynı zamanda borçlu şirketin de vekili olduğunu, protokol tarihi olan 08/10/2003 tarihinde şirketi temsilen çift imzayla müştereken .... ve .... 'in yetkili olduğu halde müvekkili ....'in imzasının bulunmadığını, davalının şirkette hiçbir alacağı olmadığını, müvekkili...

Karar Metni

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/707 KARAR NO : 2018/1089.

DAVA : İstirdat DAVA TARİHİ :17/12/2012 KARAR TARİHİ : 29/11/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/12/2018 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacılar vekili özetle; tarafların davacı şirketin ortağı olduklarını, davalı tarafından davacı şirket aleyhine 08/10/2003 tarihli protokole istinaden daha önce Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı icra takibi yapıldığı halde Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini ve müvekkili şirketten çok büyük tahsilatlar yapıldığını, ödeme emri ve diğer tebligatların usulsüz yapıldığını, alacaklı vekili olarak görünen .... 'in aynı zamanda borçlu şirketin de vekili olduğunu, protokol tarihi olan 08/10/2003 tarihinde şirketi temsilen çift imzayla müştereken .... ve .... 'in yetkili olduğu halde müvekkili ....'in imzasının bulunmadığını, davalının şirkette hiçbir alacağı olmadığını, müvekkili .... ile eski eşi ve şirketin diğer ortağı olan .... ....arasında varolan ihtilaf ve geçimsizlik nedeniyle ....'nın muvazaalı bir şekilde şirketi ablası olan davalıya usulsüz bir şekilde borçlandırmaya çalıştığını, daha sonra tarafların Bakırköy ... Aile Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile boşandıklarını ve boşanmanın akabinde davalının 08/10/2003 tarihli protokolü Bakırköy .... . İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu, başka mal varlıkları bulunmasına rağmen davalının ... ..... ilçesindeki villayı haczettirip icra yoluyla satışını sağladığını beyanla satışı yapılan ... İli, .... İlçesi, ... Mahallesi, ... Köyü Mevkii, .... Ada, ... Parsel sayılı taşınmazın üzerine ihtiyati haciz kararı işlenerek Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyada iddia edilen alacağın menfi tespiti ile tahsil edilenin istirdadını talep ve dava etmiş, safahatta müvekkilinden mükerrer olarak tahsil edilen 1.581.627,55 TL.nin ödeme tarihi olan 19/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, eksik harcı tamamlamıştır. SAVUNMA:Davalı vekili özetle; davalı .... tarafından verilen vekaletname ile davanın açılamayacağını, taraf ehliyeti olmayan şirketin TTK.'nun 636/2. maddesi uyarınca organsız kaldığından kayyım atanması gerektiğini, dava konusu protokolün şirketin nakit sıkıntısına düşmesi ve bizzat davacı gerçek şahıs olarak görülen şirket ortağı ve müdürü .... ın vefat eden diğer ortağın ablasının müvekkilinden borç istemesi üzerine düzenlenmiş davacı ....'ın imzasının bulunduğu gerçek bir belge olduğunu, müvekkilinin şirkete bankadan yaptığı ödemeler de olduğunu ve bu alacağın Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası ile takibe konduğu, şirketin nakit sıkıntısına düşme sebebinin bizzat davacı ....'ın yanlış eylem ve işlemleri olduğundan bahisle haksız davanın reddini savunmuştur. Davanın dayanağını olu...