Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkili şirketi hakkında -------arasındaki yıllık taahhüt döneminde ---- almış olduğuunu ve 1.640 ton eksik alım yaptığını, bunun karşılığında ---------- ceza-i şart borcu olduğuunu iddia ederek İstanbul Anadolu ------.Asliye Ticaret mahkemesinin --- Esas sayılı doayasından fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 11.000 USD üzerinden alacak davası açtıklarını, müvekkili şirketin davalı tarafa taraflar arasındaki bayilik ilişkisinde, dava konusu döneme ilişkin 164.000 USD ceza-i şart borcu bulunmadığını, davalı yanın, müvekkilinin asgari mal alım taahhütnamesine aykırı hareket ettiğini, oysa taraflar arasında 21/10/2014 tarihinde yeniden bayilik sözleşmesi imzalandığını, 06/06/2012 tarihli Bayilik protokolünün yeniden imzalanan...
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/299 Esas KARAR NO : 2019/1038
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 20/05/2019 KARAR TARİHİ : 17/10/2019
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkili şirketi hakkında -------arasındaki yıllık taahhüt döneminde ---- almış olduğuunu ve 1.640 ton eksik alım yaptığını, bunun karşılığında ---------- ceza-i şart borcu olduğuunu iddia ederek İstanbul Anadolu ------.Asliye Ticaret mahkemesinin --- Esas sayılı doayasından fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 11.000 USD üzerinden alacak davası açtıklarını, müvekkili şirketin davalı tarafa taraflar arasındaki bayilik ilişkisinde, dava konusu döneme ilişkin 164.000 USD ceza-i şart borcu bulunmadığını, davalı yanın, müvekkilinin asgari mal alım taahhütnamesine aykırı hareket ettiğini, oysa taraflar arasında 21/10/2014 tarihinde yeniden bayilik sözleşmesi imzalandığını, 06/06/2012 tarihli Bayilik protokolünün yeniden imzalanan 21/10/2014 tarihli yeni bayilik sözleşmesinin eki olarak kabul edilmesi ve 06/06/2012 tarihli bayilik protokolündeki taahhütlerin ve ceza-i şartların dikkate alınmasının hukuken mümkün olmadığını, taraflar arasındaki asıl ticari ilişkinin 21/10/2014 tarihli bayilik sözleşmesi ile başladığını, bundan sonraki alım-satım bayilik ilişkisinin de bu sözleşme kapsamında devam ettiğini, iddia olunan bu alacakların var olup olmadığı, miktarı, sorumlusunun yargı kararı ile belirlenmesi dava dışı ipotek borçlusu ------yönünden de önem arz ettiğini, müvekkili şirketin davalı firmaya iddia ve talep ettiği gibi İstanbul Anadolu ----.Asliye Ticaret mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasından ceza-i şart borcu olmadığını, tüm ihtarlara rağmen müvekkili şirket lehine verilen teminatları iade etmeyen, ipotekleri kaldırmayan davalı yanın kötü niyetli olduğuunu beyan ederek müvekkili şirketin davalı tarafa 153.000 USD ceza-i şart borcu olmadığının tespitine, davanın ----- ihbarına, müvekkili lehine, davalı yanca talep ve iddia edilen toplam alacağın (164.000 USD) %20'den aşağı olmamak üzere davalı ------------- firması aleyhinde kötü niyet tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bu davada ileri sürmüş olduğu hususların müvekkili tarafından açılan İstanbul Anadolu ----.Asliye Ticaret mahkemesinin ----- Esas sayılı dava dosyası kapsamında yargılama konusu olan ve derdest bulunan hususlar olduğunu, bu nedenle dava dosyasının İstanbul Anadolu ----.Asliye Ticaret mahkemesinin ---- Esas sayılı dava dosyası yönünden bekletici mesele yapılmasını, davacının davasındaki taleplerin tümünün haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ceza-i şart davasının derdest olduğunu ve davacının uğradığı bir maddi zararın mevcut olmadığını, bu nedenle menfi tespit davası sebebiyl...