Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkili şirketi hakkında -----arasındaki yıllık taahhüt döneminde --- almış olduğunu ve 1.476 ton eksik alım yaptığını, bunun karşılığında ---ceza-i şart borcu olduğunu iddia ederek İstanbul Anadolu ---.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1055 Esas sayılı doayasından fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000 USD üzerinden alacak davası açtıklarını, müvekkili şirketin davalı tarafa, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinde dava konusu döneme ilişkin 147.600 USD ceza-i şart borcu bulunmadığını, davalı yanın, müvekkilinin asgari mal alım taahhütnamesine aykırı hareket ettiğini, oysa taraflar arasında 21/10/2014 tarihinde yeniden bayilik sözleşmesi imzalandığını, 06/06/2012 tarihli Bayilik protokolünün...
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/303 Esas KARAR NO : 2019/1039
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/05/2019 KARAR TARİHİ : 17/10/2019
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkili şirketi hakkında -----arasındaki yıllık taahhüt döneminde --- almış olduğunu ve 1.476 ton eksik alım yaptığını, bunun karşılığında ---ceza-i şart borcu olduğunu iddia ederek İstanbul Anadolu ---.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1055 Esas sayılı doayasından fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000 USD üzerinden alacak davası açtıklarını, müvekkili şirketin davalı tarafa, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinde dava konusu döneme ilişkin 147.600 USD ceza-i şart borcu bulunmadığını, davalı yanın, müvekkilinin asgari mal alım taahhütnamesine aykırı hareket ettiğini, oysa taraflar arasında 21/10/2014 tarihinde yeniden bayilik sözleşmesi imzalandığını, 06/06/2012 tarihli Bayilik protokolünün yeniden imzalanan 21/10/2014 tarihli yeni bayilik sözleşmesinin eki olarak kabul edilmesi ve 06/06/2012 tarihli bayilik protokolündeki taahhütlerin ve ceza-i şartların dikkate alınmasının hukuken mümkün olmadığını, taraflar arasındaki asıl ticari ilişkinin 21/10/2014 tarihli bayilik sözleşmesi ile başladığını, bundan sonraki alım-satım bayilik ilişkisinin de bu sözleşme kapsamında devam ettiğini, iddia olunan bu alacakların var olup olmadığı, miktarı, sorumlusunun yargı kararı ile belirlenmesi dava dışı ipotek borçlusu ---- yönünden de önem arz ettiğini, müvekkili şirketin davalı firmaya iddia ve talep ettiği gibi İstanbul Anadolu ----.Asliye Ticaret Mahkemesinin -- Esas sayılı dosyasından ceza-i şart borcu olmadığını, tüm ihtarlara rağmen müvekkili şirket lehine verilen teminatları iade etmeyen, ipotekleri kaldırmayan davalı yanın kötü niyetli olduğuunu beyan ederek müvekkili şirketin davalı tarafa 142.600 USD ceza-i şart borcu olmadığının tespitine, davanın ---- ihbarına, müvekkili lehine, davalı yanca talep ve iddia edilen toplam alacağın (142.600 USD) %20'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhinde kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bu davada ileri sürmüş olduğu hususların müvekkili tarafından açılan İstanbul Anadolu ----.Asliye Ticaret Mahkemesinin -----Esas sayılı dava dosyası kapsamında yargılama konusu olan ve derdest bulunan hususlar olduğunu, bu nedenle dava dosyasının İstanbul Anadolu -----Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası yönünden bekletici mesele yapılmasını, davacının davasındaki taleplerinin tümünün haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ceza-i şart davasının derdest olduğunu ve davacının uğradığı bir maddi zararın mevcut olmadığını, bu nedenle menfi tespit davası sebebiyle kötüniyet tazminatı adı altında bir tazminat talebinde bulunmasının hukuki dayanağı ...