Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından, davacının imzasının bulunduğu bir kağıdın rızası dışı ele geçirilerek 10/02/2006 tanzim ve 14/02/2006 ödeme tarihli, 1.350.000,00 EURO bedelli bono haline getirilip davacı aleyhine icra takibine girişildiğini; davacının, davalı şirkete böyle bir borcunun bulunmadığını; davacının Avusturya Kanunlarına göre kurulan davalı şirketin hissedarı ve İstanbul irtibat bürosunun yöneticisi olduğunu ileri sürerek davacının, dava konusu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %40 icra tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini; talep ve dava etmiştir. Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının, 1997-2006 tarihleri...
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ -K A R A R- ESAS NO : 2018/585 Esas KARAR NO : 2018/724
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 25/08/2006 KARAR TARİHİ : 11/07/2018
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından, davacının imzasının bulunduğu bir kağıdın rızası dışı ele geçirilerek 10/02/2006 tanzim ve 14/02/2006 ödeme tarihli, 1.350.000,00 EURO bedelli bono haline getirilip davacı aleyhine icra takibine girişildiğini; davacının, davalı şirkete böyle bir borcunun bulunmadığını; davacının Avusturya Kanunlarına göre kurulan davalı şirketin hissedarı ve İstanbul irtibat bürosunun yöneticisi olduğunu ileri sürerek davacının, dava konusu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %40 icra tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini; talep ve dava etmiştir. Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının, 1997-2006 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını; kötü yönetimi ve kasıtlı tasarrufları ile kendi adına maddi çıkarlar elde ettiğini ve şirketi zarara uğrattığını; bu nedenle, 28/02/2006 tarihinde 9 çalışan ile birlikte iş akdine son verildiğini; davacının 10/02/2006 tarihli el yazısı taahhütnamesinde şirkette çalıştığı sürede doğan zarara karşılık 1.000.000,00 EURO'yu 15/02/2006 tarihine kadar şirket hesabına yatırmayı taahhüt ettiğini; 1.350.000,00 EURO değerindeki senedin 1.000.000,00 EURO'luk kısmının şirket zararı karşılığı 350.000,00 EURO'nun ise---- Şirketi'nin %95 hissesinin 05/10/2005 tarihinde 1.425.000,00 TL bedel ile ----'a devri ile elde edilen paradan şirkete aktarılmayıp davacı zimmetinde kalan kısım olduğunu; senedin bu zararlara karşılık düzenlendiğini savunarak haksız davanın reddine karar verilmesine ve %40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini; talep etmiştir. Dava; davalı tarafından, davacı aleyhine icra takibi konusu yapılan bononun bedelsiz bulunduğundan bahisle; davacının, davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine; ilişkindir. Başlangıçta; İstanbul Anadolu ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- esasına kayıtlı davada mahkemece toplanan kanıtlara dayanılarak 26/01/2012 tarih ve 2012/90 sayılı kararla davanın reddine karar verildiği; bu kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2014 tarih ve 2012/11091 esas, 2014/2489 sayılı kararla davacı yararına kararın bozulduğu; bozmadan sonra dava dosyasının İstanbul Anadolu---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----esasına kaydedildiği; bu dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda; İstanbul Anadolu ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2017 tarih ve ----- esas, ----- sayılı kararla; davanın kabulü ile davacının, İstanbul Anadolu ---- İcra Müdürlüğü [Kadıköy ---- İcra Müdürlüğü]'nün ---- sayılı takip dosyasına konu edilen 10/02/2006 düzenleme tarihli, 14/02/2006...