Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, tarım ve bahçe makinaları ile güç ürünlerinin satışı ve pazarlaması işi iştigal ettiğini, bu bağlamda davalı şirketle de bu konuda ticari iş ilişkisinin olduğunu, müvekkili şirketin takibe konu faturalarda belirtilen ürünleri sattığını, faturaları gönderdiğini ancak bahse konu fatura tutarlarının müvekkili şirkete ödenmediğini, bu sebeple davalı şirket hakkında icra takibi başlatıldığını, ancak ne var ki davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz olarak icra takibinr itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, söz konusu itiraz her ne kadar süresi içerisinde bulunulmuş ise de kötü niyetle yapılmış olan bir itiraz olduğunu, davalı şirketin borçlu olduğunu bildiğini, amacının itiraz ederek müvekkili şirketin alacağına ulaşmasını engellemek...
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/480 Esas KARAR NO : 2019/145
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/05/2016 KARAR TARİHİ : 20/02/2019
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, tarım ve bahçe makinaları ile güç ürünlerinin satışı ve pazarlaması işi iştigal ettiğini, bu bağlamda davalı şirketle de bu konuda ticari iş ilişkisinin olduğunu, müvekkili şirketin takibe konu faturalarda belirtilen ürünleri sattığını, faturaları gönderdiğini ancak bahse konu fatura tutarlarının müvekkili şirkete ödenmediğini, bu sebeple davalı şirket hakkında icra takibi başlatıldığını, ancak ne var ki davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz olarak icra takibinr itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, söz konusu itiraz her ne kadar süresi içerisinde bulunulmuş ise de kötü niyetle yapılmış olan bir itiraz olduğunu, davalı şirketin borçlu olduğunu bildiğini, amacının itiraz ederek müvekkili şirketin alacağına ulaşmasını engellemek veya sürüncemede bırakmak olduğunu, davacı müvekkili şirketin haklılığı açık bir şekilde görülmekle beraber alacağı sürüncemede bırakma amacı taşıyan bu itirazların haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, davalının icra takibine yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına. davalı-borçlunun % 20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, her bir faturaya takip talebinde açıklandığı şekilde ticari faiz uygulanmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekâletinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile alacak miktarı, işlemiş faiz, faiz oranları, faiz başlangıç tarihleri hakkında mutabakata varılamadığını, dava konusu icra takibinde müvekkile şirket aleyhine icra takibine başlanmışsa da, takibe konu borca itiraz etmettiklerini, müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibi kapsamında gönderilen ödeme emrinde belirtilen tutarlar üzerinde mutabık kalınamadığı gibi müvekkilinin davacıya bu tutarda bir borcunun bulunmadığını, davacı her ne kadar müvekkile şirket adına düzenlenen bir kısım faturalar nedeniyle icra takibi başlatmışsa da, söz konusu faturalara ilişkin emtiaların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, davacının, faturalara ilişkin emtiaları teslim ettiğine dair bir belgeyi mahkemeye sunmadığını, bu itibarla, müvekkili şirkete teslim edilmeyen emtialar sebebiyle başlatılan davaya konu icra takibine ve icra takibinin içeriği olan faturalara itiraz ettiklerini belirterek, sonuç olarak; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20' sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesin karar verilmesini savunmuştur. Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağına dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali is...